Avrupa Basınında Bugün (24 Haziran 2014)
İngiltere BasınıFinancial Times, IŞİD militanlarının Suriye ve Irak arasında kendi hakimiyet alanını yaratarak, bölgedeki sınırları yok etmeye çalıştığını yazıyor. Gazete IŞİD'in bu taktikle rakiplerine gelecek yardımları bastırabileceğini ve engelleyebileceğini ifade ediyor.
Haberde, bu durumun Suriye'deki diğer muhalifleri bastırabielceği endişesine de yer veriliyor. Financial Times, Türkiye sınırındaki Azaz kentinin IŞİD'in eline geçmesi halinde, örgütün diğer muhalif gruplara yardımı engelleyebileceğini belirtiyor.
Gazeteye konuşan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Rami Abdülrahman, şunları diyor:
"IŞİD için şu anda en önemli şey Suriye ve Irak sınırlarını birleştirmek. Asıl hedef bu. ... Örgüt böylece kontrol ettiği alanı Halep'ten Irak-İran sınırına kadar genişletmek istiyor."
Haberde ayrıca, Suriye sınırındaki kasabaları ele geçiren örgütün sıradaki hedefinin Hadisa kentindeki baraj olduğu belirtiliyor. Bu barajın Irak için önemli bir enerji ve su kaynağı olduğu da vurgulanıyor.
'Kerry geç mi kaldı?'
Independent gazetesi, Irak'taki krizi "Kerry'nin çabaları Irak'ı kurtarmakta geç mi kaldı?" başlıklı bir yazıyla ele alıyor. Patrick Cockburn'ün kaleme aldığı yazıda, IŞİD'in Ürdün ve Suriye sınırındaki başarılarının bölünme korkusunu tetiklediği belirtiliyor.
Cockburn, Irak'ın 1947'lerdeki Hindistan'ı andırdığını yazıyor ve hindistan'ın o dönemde yaşanan katliamlar nedeniyle geçirdiği demografik değişimi hatırlatıyor.
Obama ve Kerry'nin Sünni, Şii ve Kürtlerin ortaklaştığı bir yönetim önerdiğini ifade eden Cockburn, bu çözüm için geç kalınmış olabileceğini söylüyor.
Gazeteci, Sünni ağırlıklı bölgelerde çoktan Irak hükümeti kontrolü kaybettiğini ve güç paylaşımı söz konusu bölgeler için bir anlam ifade etmeyebileceğini belirtiyor.
Yazıda Iraklı yetkililerin açıklamalarına da yer veriliyor. Buna göre Maliki, ABD'den IŞİD'in eğitim kamplarına hava operasyonu yapmasını istiyor ancak Kerry herhangi bir sivil ölümünün önüne geçmek için çok dikkat ettikleri cevabını verdiği belirtiliyor.
IŞİD'in Şiilerin dine ihanet ettiklerine inandığını ve onların ölümü hak ettiğini düşündüğünü kaydeden Cockburn, bu nedenle de güçlerin paylaşıldığı bir Irak yönetiminin çözüm olamayacağını söylüyor.
'Irak'taki silahlar Suriye'ye taşınıyor'
Times gazetesi "IŞİD ele geçirdiği Amerikan silahlarıyla terör saçıyor" başlıklı bir haberle, Irak'ta yaşananları ele alıyor. Haberde, IŞİD'in Irak'ta ele geçirdiği Amerikan askeri araçlarını Suriye'de kullandığı yazıyor.
Gazete, bunun IŞİD'in bölgede yarattığı tehdide delil olduğunu belirtiyor. Gazeteye konuşan İslam Ordusu muhaliflerinden Abdurrahman El Halabi, Halep'te "kurtardıkları" bölgelerin IŞİD tehdidi altında olduğunu söylüyor.
Haberde, IŞİD'in Ürdün'ü tehdit eden videolar yayımladığı ve Ürdün sınırına giderek yaklaştığı, Ürdün'ün ise sınırdaki güvenliği güçlendirdiği belirtiliyor.
Financial Times da, Suriye ve Irak'taki çatışma alanların arasındaki bağlantının giderek daha görünür hale geldiğini söylüyor. Bazı muhaliflerin gazeteye yaptığı açıklamaya göre, Irak'taki ABD üslerinden alınan tank ve diğer askeri araçlar artık Suriye'de kullanılıyor.
Ürdün sınırında alarm
Daily Telegraph gazetesi, IŞİD'in Ürdün sınırına dayandığını yazıyor. Haberde, Irak'ın batı sınırının tamamen örgütün kontrolüne geçtiği belirtiliyor.
Merkezi Irak hükümetinin Suriye'yle tek bağlantısının Rabia sınır kapısı olduğu kaydedilen haberde, bu kapının Kürdistan Bölgesel Yönetimi topraklarında olduğu da vurgulanıyor.
Ürdün kralı Abdullah'ın Arap baharından etkilenmediğini ifade eden gazete, ülkeye yönelik İslami operasyon tehlikesinin arttığını belirtiyor.
Gazete, Irak hükümetinin Kürt peşmergeleri ve İran Devrim Muhafızları ve ona bağlı El Kudüs ordusundan yardım isteyerek IŞİD'in Bağdat'a yönelik ilerlemesini yavaşlattığını söylüyor.
Mısır'daki gazetecilere hapis kararı
Guardian gazetesi ise manşete Mısır'da hapis cezası verilen gazetecileri taşımış. Gazete, Mısır'daki muhalefet yasağının bedelinin gazetecilere ödetildiğini yazıyor.
El Cezire muhabirlerine verilen yüksek cezaların uluslararası kamuoyunda öfkeye yol açtığını belirten gazete, Kerry'nin kararı "kan dondurucu ve gaddar" olarak tanımladığını, Cameron'ın ise kararı kınadığını yazıyor.
Gazetenin baş yazısında da Mısır'da verilen karar "Gazetecilerin terörist aktivitelere yardım ettiği iddiası komikti, Mahkeme'nin bu kişileri ibret olsun diye cezalandırdığı hissi ise çok güçlüydü" sözleriyle eleştiriliyor.
Almanya BasınıFrankfurter Rundschau gazetesi, Irak'taki mevcut durumu Irak Başbakanı Nuri El Maliki açısından değerlendiren bir yoruma yer veriyor. Yorum şöyle;
"Irak için Maliki olmadan durum daha kolay olurdu. Bunu Washington'da böyle görüyor. Ne var ki Şii hükümet başkanı Maliki'nin, görevden çekileceğine dair görünürde hiçbir işaret yok. ABD Dışişleri Bakanı Kerry de bunu talep etmiyor zira elinde Maliki'yi harekete geçirecek bir şey bulunmuyor. ABD Dışişleri Bakanı'nın rolü bir bakıma, kurbağaya derenin kurutulmasında bir sorun görüp görmediğini soracak bir peyzaj mimarından ibaret. Bu durum da Kerry'nin Bağdat ziyaretini diplomatik bir görev için imkânsız hale getiriyor. IŞİD'in ilerleyişini durdurmak için daha fazla Amerikan askeri yardımı çağrıları artacağa benziyor..."
Nürnberger Zeitung gazetesi de Irak Başbakanı Maliki'nin politikalarını değerlendiriyor, Irak'ta olası bir bölünme durumunda kurulacak bölgelere dair bir de yorumda bulunuyor;
"Üç yıl önce Şii hükümet başkanı Nuri El Maliki, ülke içinde sevilmeyen Amerikan askerlerinin tez elden ülkeden çıkmasını istiyordu. Şimdi, işgal gücünden yalvarırcasına ülkede koşar adımlarla ilerleyen IŞİD'e karşı silah yardımı istiyor. Öte yandan dün Bağdat'ı sürpriz şekilde ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Iraklıların diledikleri şekilde yardım taleplerini yerine getiremeyecek. Maliki görev süresi boyunca sadece Sünni ve Kürtleri değil aynı zamanda kendi çevresindeki bazı Şiileri de kendine düşman etmeyi başardı. Bunun ucundan dönülemez sonucu da ülkede ayrılmış bir Kürdistan ve hâlihazırda oluşmaya başlayan bir Sünnitistan. Hatta kimi gözlemciler, Irak'ın dört bölgeye bölüneceğini tahmin ediyor; güneyde bir Şii ve kuzeybatıda bir Alevi bölgesi..."
Straubinger Zeitung gazetesi ise sıkça gündeme getirildiği gibi Irak'taki mevcut durumda ABD'nin de payı olduğuna dair bir değerlendirme yapıyor. Yorum şöyle;
"Irak'ın içinde bulunduğu durumda, Washington suçsuz değil. Yedi yıl boyunca Irak'ı, Nuri El Maliki'ye hibe ettiler. Obama, IŞİD' karşı birliklerle savaş başlatmak adına, askeri müdahaleden kaçınma politikasından vazgeçerse, bölgedeki durum daha da ağır bir hal alacak. Bu ayrıca, dış politikada vaadini yerine getiremeyen Obama için iç politikada bir takım sıkıntılara yol açacak. Obama, aceleci şekilde askerleri geri çekmesiyle kendisini ve Irak'ı büyük bir sıkıntıya soktu. Bu durum karşısında o ve şef diplomatı Kerry, korkutucu ve çaresiz bir izlenim yaratıyor."
Kahire'deki bir mahkeme El Cezire'nin üç muhabirini yedişer yıl hapse mahkûm etti. Gıyabında yargılanan diğer dokuz medya mensubu da, Mısır'da terör örgütü ilan edilip yasaklanan Müslüman Kardeşleri destekledikleri gerekçesiyle onar yıl hapse mahkûm edildi, iki sanık ise beraat etti. Konu Alman basınında da yer buldu. Landeszeitung gazetesi, Mısır'da son dönem olanlarla ülkenin yeniden Arap Baharı öncesine döndüğü yorumunu yapıyor;
"Yüzlerce Müslüman Kardeşler üyesine keyfi ölüm cezası ve tek suçları beğenilmeyen haberler yapmak olan gazetecilere karşı yüksek hapis cezaları... Mısır yeniden ilk olduğu yerde, Arap Baharı öncesindeki gibi keyfe keder uygulamaların yapıldığı polis devleti konumunda bulunuyor. İktidardaki cunta Mısırlılara güvenlik ve ilerleme vaat ediyor. Bu şüphesiz birçok Mısırlının altına imza atabilecekleri bir hedef. Ancak aynı zamanda Kahire'nin sadece muhalifleri bitirmeyi denemesi durumunda başarısızlığa uğrayacak bir hedef. Müslüman Kardeşlerin dillendirdikleri toplumsal çelişkiler ve yoksulluk gerçek. Muhalif kafalar yok edildiklerinde, bunlar da yok olmayacaklar. Mısır yeni bir isyana doğru yol alıyor."
(DW Türkçe/BBC Türkçe)

YORUM YAZIN