Soma'dan Gelen 10 Maden İşçisi TBMM'de Muhalefet Partilerini Ziyaret Etti
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Soma'da meydana gelen faciayla ilgili, "Görevlerini yapmayan şirketle birlikte denetim görevini layıkıyla yapmayan devlet de sorumludur. Hiç kimse bunu kader kavramıyla geçiştiremez. Böyle bir hakka da sahip değildir" dedi.
Soma'dan gelen 10 maden işçisi, TBMM'de CHP Grup Başkenvekili Akif Hamzaçebi ile görüştü. Görüşmeye AKP Manisa Milletvekili Recai Berber ile CHP Manisa Milletvekilleri Özgür Özel, Sakine Öz ve Hasan Ören de katıldı.
Madenciler adına söz alan Tevrat Cün, kaza sonrasında olay yerinde olduğunu, kurtarma ekibinde görev aldığını belirterek, "Çözüm bulana kadar yolumuza devam edeceğiz. Orada nasıl ki o arkadaşlarımızı, şehitlerimizi madenciler çıkardıysa bunu da madenciler olarak biz kendimiz halletmek istiyoruz. Medet siz sizsiniz" dedi.
Eren Malkoç ise bundan kardeşçe ve hakça bir paylaşım istediklerini ifade ederek, işyerlerindeki güvenlik tedbirlerinin en üst düzeye çıkarılmasını istedi. Malkoç, şöyle konuştu:
"Bizi koruyup, kollayacak bir sendikamız yok. Sendikalıyız ama sendikalarımızı kendi rızamızla seçmedik. İşyerlerimizdeki güvenlik önlemleri alınmadıkça, bizimle beraber tüm milletvekilleri o yer altına girmedikçe, biz o yer altına girmeyeceğiz. Yüreği, vicdanı elverişli, yüreğinde gerçekten o acıyı hisseden milletvekillerimiz varsa bizimle beraber o yerin altını görecek ve ona göre yasalarımıza ne lazım, ne gerekli bunu söyleyecek. Bizi ağırlayan milletvekillerimiz, bakanlarımız başbakanımızla görüştük, detaylı bir şekilde anlattık. Artık bu iş, siyasi boyut değil. Bu iş bizim madencilerle el ele verdiğimiz ve milletvekillerinin de bu elleri tutmasını istiyoruz. Yeter, acımız büyük. Ben her gün ölüm korkusuyla, çocuğumu son kez öperek o ocağa gitmek istemiyorum. Eğer bizim ölmemizi istemiyorsanız, bu eli tutmak için size ihtiyacımız var. Bu eli tutar mısınız? Bunun sözünü veriyor musunuz?"
Malkoç'un sözleri üzerine elini tutan Hamzaçebi de "Söz tabii ki. En güçlü sözü veriyorum" dedi.
Malkoç, ayrıca "Bizi burada hoşgörüyle karşılayan tüm milletvekillerimize, bakanlarımıza, sayın başbakanımıza yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
Arif Şengül de siyasi kimliklerini, düşüncelerini bir kenara bırakarak geldiklerini belirterek, tek temennilerinin sömürülmeden, insanca yaşamak olduğunu, bunun için destek istediklerini söyledi.
Diğer madenciler de söz alarak taleplerini ve sorunlarını dile getirdiler.
Hamzaçebi de madencilere CHP Grubunu ziyaret ettikleri için teşekkür ederek, hayatlarını kaybeden arkadaşları için başsağlığı dileğinde bulundu. Kazanın yaşandığı andan itibaren önceliğin işçilerin madenden çıkarılması olduğunu düşünerek, sürece saygı gösterdiklerini ve siyasi yaklaşımlardan uzak durduklarını belirten Hamzaçebi, "301 kardeşimiz orada şehit oldu. Bu kaza geliyorum dedi aslında. Fakat maalesef önlemler alınmadı" diye konuştu.
CHP olarak süreci başından bu yana titizlikle takip ettiklerini aktaran Hamzaçebi, şöyle konuştu:
"Acımız çok büyük. Ateş düştüğü yeri yakar. Sizler bu acıyı en derinden yüreğinizde hissediyorsunuz. Ama inanın millet olarak, toplum olarak, parti olarak da büyük bir acıyı, travmayı yaşıyoruz. Bu kolay atlatılabilecek birşey değildir. Bu acıdan büyük bir dersi çıkarmak gerekiyor. Her büyük acı sonrası yetkililer teselli edici sözler söyler ama benzer acıları tekrar yaşarız. Bunun son olmasını diliyorum. Bunu kaderle açıklamak mümkün değildir. Elbette yaşamak, doğmak, ölmek Allah'ın takdiridir ama her türlü önlemi alacaksınız, her türlü teknolojiyi kullanacaksınız. Ondan sonra tevekkül göstereceksiniz. Eğer biz maden kazalarında, madendeki ölümlerde Çin'den daha ağır bir tabloyu yaşıyorsak bizde bir problem var demektir. Bunları aşmak lazım."
CHP olarak madencilerin acılarını yürekten paylaştıklarını ve bir daha yaşanmaması için her türlü çabayı göstermeye hazır olduklarını söyleyen Hamzaçebi, CHP'nin taşeron işçiliği önlemeye yönelik İş Kanunu'nda değişiklik öngören yasa teklifinin Genel Kurul'da doğrudan görüşülmesine yönelik önergesinin Genel Kurul'un 20 Mayıs günü yapılan birleşiminde tüm partilerin desteği ile kabul edildiğini hatırlattı. Teklifin gelecek hafta görüşülmesi için girişimde bulunacaklarını bildiren Hamzaçebi, şunları söyledi:
"Elbette istihdam eden şirket suçludur. Ama hedefe sadece o şirketi koyup da devletin sorumluluğunu bir kenara atmayı kabul etmiyorum. Devlet burada doğrudan sorumludur. Denetim görevini yapmak, devletin görevidir. Bu görevi yapmayıp da hedefe sadece şirketi, yöneticileri koyduğunuz zaman bu doğru bir yaklaşım değil. Görevlerini yapmayan şirketle birlikte, denetim görevini layıkıyla yapmayan devlet de sorumludur. Hiç kimse bunu kader kavramıyla geçiştiremez. Böyle bir hakka da sahip değildir. CHP olarak bütün yüreğimizle sizin yanınızdayız."
CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören ise iktidara seslenerek, madenlerde koşulların düzeltilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin parlamentodan geçmesi için adım atılmasını istedi.
Bunun üzerine Hamzaçebi de "Buradan şöyle bir çağrı yapalım, Haziran sonuna kadar, Meclis kapanana kadar bu konudaki gerekli tüm yasaları çıkarma çağrısını ben tüm siyasi partilere yapıyorum. İktidar partisine, hükümete de yapıyorum" ifadesini kullandı.
Sakine Öz de CHP olarak geçmişte de bugün de işçilerin yanında olmayı sürdüreceğini söyledi.
Özgür Özel ise "Bir ülkede siyasiler, madencinin uzattığı eli tutacak mı diye bir şüphe olmaz. Siyaset veya madencilerin Ankara'ya kadar gelip ellerini uzatmalarına gerek yok. Gerçek bir devlet varsa ve doğru politikalar üretiyorsa o el hep madencinin yanında, yanı başında, o madene girerken arkasında, her türlü önlemi, tedbiri almış bir devlete ihtiyaç var" dedi.
MHP ziyaretiMHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, madenlerin kapatılmasıyla sorunlara çözüm bulunamayacağını vurgulayarak, "İktidar, muhalefet birlikte gerekli tedbirleri ortaya koyacak yasa çıkarmaya varız" dedi.
Ankara'da sorunlarını iletmek üzere temaslarda bulunan Somalı maden işçileri, AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber ile birlikte Meclis'te MHP Grubu'nu ziyaret ederek, Halaçoğlu, Manisa milletvekilleri Erkan Akçay ve Sümer Oral ile görüştü.
Heyettekilere başsağlığı dileyen Halaçoğlu, Soma'daki maden faciasından dolayı bütün ülkenin derin üzüntü duyduğunu söyledi.
Maden kazasının sebeplerinin ve bundan sonra başka kazalar olmaması için neler yapılabileceğinin araştırılması gerektiğini dile getiren Halaçoğlu, "Ah, vah etmenin ötesinde sorumluların ortaya çıkarılmasını, ne ceza almaları gerekiyorsa almaları, bundan sonra madenci ailelerinin perişan olmamasını değerlendirmeliyiz" dedi.
Maden işçilerinin yerin 7 kat altında çalışırken hayatlarını kaybetmesinin, olayın en acı yanı olduğunu ifade eden Halaçoğlu, "İnsanlar bodrum katlarda, karanlık odalarda 1 saat kalmaya tahammül edemezken madencilerimiz yerin altında saatlerce çalışıyor" diye konuştu.
Maden işçilerinden Eren Malkoç da madenlerin kapatılmasını değil, çalışma şartlarının ve güvenlik önlemlerinin iyileştirilmesini istediklerini vurguladı.
Siyasetçilerden gerekli yasal düzenlemeler için destek isteyen Malkoç, "Biz madenciler için kurtuluş istiyoruz. Daha fazla ölmememiz için yasa çıkarmaya 301 şehit için söz veriyor musunuz? Her gün çocuklarımı öperek madene inmek istemiyorum. 28 yaşındayım, bu psikoloji beni yıktı. En büyük acıyı yaşıyoruz. Ekmeğimizi paylaştığımız arkadaşlarımızı toprağın altından çıkarıp, toprağa verdik" diye konuştu.
Bunun üzerine Halaçoğlu da devletin görevinin insanını en iyi şekilde yaşatmak olduğunu belirterek, bunun için doğru denetimin gerekli olduğunu söyledi.
Halaçoğlu, çıkarılan 100 bin ton kömür için ortalama olarak ABD'de 3, Çin'de 40 kişinin yaşamını yitirdiğini anlatarak, bu rakamın Türkiye'de 100 olduğunu kaydetti. Siyasetçilerin de kendisine çeki düzen vermesi gerektiğini ifade eden Halaçoğlu, 1860'lardaki maden kazalarıyla bugünkü kazaların kıyaslanamayacağını söyledi.
Madenlerin kapatılmasının söz konusu olamayacağının altını çizen Halaçoğlu, otomatik havalandırma kanallarından yaşam odalarına, işçilere çalışma koşullarına uygun maaş verilmesinden taşeronluk sistemine kadar sorunların çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Halaçoğlu, MHP'nin, bundan sonra atılacak adımlara destek vereceğini belirterek, "İktidar, muhalefet birlikte gerekli tedbirleri ortaya koyacak yasa çıkarmaya varız" diye konuştu.
Meclis'te araştırma komisyonu kurulduğunu anımsatan Halaçoğlu, Soma Kömür İşletmesi'nde yapılacak incelemeyi siyasetçilerin değil, aralarında yabancıların da bulunduğu bir heyetin yapmasından yana olduklarını kaydetti.
Yusuf Halaçoğlu, Osmanlı İmparatorluğu döneminde bir işletmenin ya da devletin ihmalinden dolayı ölümlü bir kaza meydana gelmesi halinde, ölen kişinin yakınlarına işçinin maaşının tamamının ödenmeye devam edildiğini ve çocuklarının iş sahibi olana kadar eğitiminin üstlenildiğini söyledi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da sorunun çözülmesinin özünde madenlerin çalışma düzeninin kökten değişmesinin yattığını, bunun için madencilerle istişarelerde bulunacaklarını dile getirdi.
MHP Manisa Milletvekili Sümer Oral da kömür ocaklarının riskli olduğunu, ancak gelişmiş ülkelerin teknolojiyi kullanarak ölümlü kazaları büyük ölçüde önlediğini belirtti. Oral, Türkiye'nin de kendisini bu alanda gelişmiş ülkelerle karşılaştırması gerektiğini söyledi.
HDP ziyaretiHDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Soma'daki maden faciasıyla ilgili, "Bizim beklentimiz; bu acı tablonun sorumlularının adalet önünde hesap vermesidir" dedi.
Soma'dan gelen 10 maden işçisi, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ile görüştü.
"Tarihimizin en ağır işçi, emekçi katliamıyla karşı karşıyayız" ifadesini kullanan Baluken, çok büyük bir acının ortaya çıktığını söyledi.
İlk günden başlayarak ortaya çıkan acı tablonun hesabının sorulması noktasında bütün siyasi partilerin ve hükümetin daha duyarlı olması gerektiğini belirten Baluken, "Acının yaşandığı ilk saatlerde hepimizin bütün emeği, göçük altında bulunan işçi kardeşlerimizin kurtarılmasına yönelik oldu. Ancak kurtarma ve arama çalışmaları bittikten sonra tabii ki ortaya çıkan acı tabloyla ilgili hepimizin yapması gereken görev ve sorumluluklar olduğunu düşünüyoruz" dedi. Baluken, şunları kaydetti:
"Bizim beklentimiz; bu acı tablonun sorumlularının adalet önünde hesap vermesidir. Bu acı tablo karşısında hem Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın istifa etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ancak maalesef hala istifa müessesesi devreye girmedi. Öyle olmadığı için de bugün Gensoru üzerinden denetim görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. İstifa etmeseler bile hükümet tarafından iki bakanın görevden alınması doğru olacaktır ve bundan sonraki sürecin sağlıklı şekilde yürümesine katkı sağlayacaktır.
Ortada binlerce mağdur var. Mağdur ailelerimizin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik güçlü çalışmalar yapılmalı. Hükümetin getireceği bu konudaki çalışmalara HDP olarak destek vermeye hazırız."
Baluken, bütün maden ocaklarında, gerekli tedbirler alınıp denetimler yapılıncaya kadar üretimin durdurulmasını ve bu sürede işçi maaşlarının devlet tarafından ödenmesini önerdiklerini söyledi.
Soma'da ve diğer madenlerde halkın ortaya koyduğu demokratik tepkilere karşı hükümet yetkililerinin, güvenlik güçlerinin daha hassas davranması gerektiğini belirten Baluken, maden yasasıyla ilgili bir kanun teklifi hazırlığı içinde olduklarını bildirdi.

YORUM YAZIN