Header Ads

İstanbul Barosu, Hayvan Deneyleri Yönetmeliğinin İptali İçin Danıştay'a Dava Açtı


HIDIR TOK/Başka Haber

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hülya Yalçın, başta 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na ve uluslararası sözleşmelere aykırılık teşkil eden Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usül ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin iptali için Danıştay’a başvurdu.

Danıştay’a sunulan dava dilekçesinde “bahse konu ve iptali istenen yönetmelikte ‘hayvanlar üzerinde gerekirse tıbbi eğitim almalarına bakılmaksızın, resmi koşulları yerine getiren herkesin, onları kesebileceği, üzerinde uygulama yapabileceği’ hükmüne yer verilmektedir. Bu açıkça hem mevcut Hayvanları Koruma Kanunu’na hem hayvan haklarına ait tüm uluslararası hükümlere aykırıdır” denildi.

Türkiye’nin de taraf olduğu birçok uluslararası sözleşmenin ve birçok uzman görüşünün yer aldığı dava dosyasında Av. Yalçın, her yıl milyonlarca hayvanın katledildiği hayvan deneylerinin ahlâken yanlış olmasının yanı sıra tıbben birçok gelişmenin de hayvan deneylerinin insanlar için güvenilir olmadığı gerekçesi ile engellendiğine ve her yıl binlerce insanın, güvenilir olmayan hayvan deneyleri sonuçları nedeni ile hayatını kaybettiğine de vurgu yaptı.

15 Şubat’ta yürürlüğe giren yeni yönetmelik ile ve 13 Aralık 2011’de Resmî Gazete’de yayımlanan DENEYSEL VE DİĞER BİLİMSEL AMAÇLAR İÇİN KULLANILAN HAYVANLARIN REFAH VE KORUNMASINA DAİR YÖNETMELİK ile sokak hayvanlarının ve yaban hayvanlarının da deneylerde kullanımının önünü açıldığını dile getiren Av. Hülya Yalçın “Hayvan deneylerinin kabul edilebilecek bir yanı olmamakla birlikte, son çıkarılan yönetmelik ile insanla yaşama kültürüne alışkın evcilleşmiş hayvanlar da deneylerde kesilip biçilebilecek. Bu hayvanların, inanılmaz acılara maruz  bırakılmasını kabul edebilmek mümkün değil. Kaldı ki en basit örneği; kırık tedavisi yapabilmek için diri ve bilinci açık bir köpeğin, yani anestezi verilmemiş halde, demir çubukla kemiklerinin öldürmeyecek şekilde kırılarak sonra tedavi sürecinin yapılması normal hiçbir insanın kabul  edemeyeceği bir durumdur. Bu bilgiler kayıtdışı olarak beşeri ve veteriner hekim dostlarımızdan duyduğumuz korkunç verilere dayanıyor” açıklamasında bulundu.

Hayvan deneylerinin, bilimsel ve etik yönden neden kabul edilemez olduğunun detaylı bir şekilde açıklandığı dava dosyasında, hayvan deneyleri ve buna alternatif yöntemler ile ilgili bilimsel araştırma ve gerçeklere de yer verildi.

Davayı açan Av. Hülya Yalçın “Türkiye, hayvan hakları konusunda gelişmesi, ilerlemesi gerekirken maalesef geriliyor. Hayvan deneyleri, ahlâka aykırı, insanlık dışı ve tamamı ile gereksizdir. Hayvan deneylerine alternatif olarak en az 100 metot kullanılabilecekken, hâlâ her yıl 100 milyondan fazla hayvanı zehirleyerek, yakarak,fiziksel ve psikolojik travmaya maruz bırakarak, kemiklerini kırarak, onların tahammül edilemeyeceği acılara, korkulara ve  yalnızlığa maruz kalmalarına yol açmak, onları öldürmek haklı görülemez” dedi ve önümüzdeki günlerde, zulüm olarak tanımladığı hayvan deneylerini daha da meşru ve serbest hale getiren söz konusu yönetmeliğin iptalini sağlamak için her türlü hukuk yolunu kullanacaklarını belirterek söz konusu yönetmeliğin büyük felaketlere yol açmadan iptal edilmesi gerektiğini savundu.

Avukat Yalçın, hayvan haklarına duyarlı tüm kesimleri hayvan deneylerine karşı tepki vermeye çağırdı.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.