Sırrı Süreyya Önder: "Hevsel Bahçeleri'nde Faili Meçhullerin Üzerine Beton Dökülüyor"
Hevsel Dayanışması, Diyarbakır'daki Hevsel Bahçeleri'nde yaşanan ağaç katliamına ilişkin HDP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Sırrı Süreyya Önder'in katılımıyla Cezayir toplantı saloununda basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısında Hevsel Dayanışması'nın deklarasyonu okundu. HDK Gençlik Meclisi üyesi Emre Yalçın tarafından okunan deklarasyonda, Diyarbakır'ın ekosisteminin önemli bir parçası ve Diyarbakır Surları ile birlikte kültürel bir simge olan 700 hektarlık Hevsel Bahçeleri'nin yok olma ile yüzyüze olduğu belirtildi.
10 BİN AĞAÇ KESİLDİHevsel Bahçeleri'nin HES ile suları doğal akışından koparıp şirketlerin kullanımına sokulacağını söyleyen Yalçın, konut yapılaşmasına açılarak da bölgenin yok edilme tehdidi altında olduğunu vurguladı. Yalçın, son yapılan ağaç katliamı ile yaklaşık 10 bin ağaç kesildiğini hatırlattı. Yalçın, bahçelerin yok olması ile beraber burada yaşayan canlıların da yok olacağını belirtti.
Yalçın, Gezi Parkı'nda olduğu gibi Hevsel Bahçeleri'nde de kalkınma hırsına bürünmüş büyüme yanlısı sermayelerin doğayı katlettiklerini söyledi. Yalçın, "Gezi için birlikte direndik, doğayı birlikte savunduk. Gezi'den kepçeyi kovduğumuz gibi Amed'in ağaçlarını, kuzey ormanlarını da koruyabiliriz" dedi.
BEŞİKTAŞ'TA 7 MART'TA EYLEMYalçın, "Gezi'de '3-5 ağaç' için çıkardığımız ortak sesi ODTÜ'de, kuzey ormanlarında sürdürdüğümüz gibi şimdi de Hevsel Bahçeleri için yükseltmeye kararlıyız" dedi. Hevsel Bahçeleri'nin katledilmesine karşı Diyarbakır'da yükselen sese ses katmak için 7 Mart Cuma günü İstanbul Beşiktaş'ta eylem yapacaklarını duyuran Yalçın, tüm İstanbulluları Hevsel Bahçeleri'ni sahiplenmeye, rantçı anlayışa karşı durmaya çağırdı.
'TÜCCAR MANTIĞI İLE YAKLAŞILIYOR'Deklarasyonun okunmasının ardından söz alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Önder, Hevsel direnişçilerini selamlayarak konuşmasına başladı. Sistemin para için, tüccar mantığı ile çevreyi talan eden bir anlayışı olduğunu belirten Önder, yıllar önce ekoloji, ekolojik kentler diyen Kürtlerin ciddiye alınmadığını ifade etti. Önder, "Şimdi gelinen noktada ne kadar haklı oldukları ortada" diye ekledi.
Hevsel Bahçeleri'ndeki ağaç katliamının sahibi Dicle Üniversitesi'nin arıtma tesisi kurduğunu söylediğini, ancak arıtma tesisinin, arıtma tesisi dışında her şeye benzediğini belirten Önder, üniversitenin atıklarının doğrudan Hevsel Bahçesi'ne aktığını kaydetti. Önder, Diyarbakır'da bulunan demokratik kitle örgütlerinin, gençlerin, kadınlarının en az 4 yıldır bu sorunu dile getirdiğini ancak herhangi bir adım atılmadığını ifade etti.
DEVLET İLE SERMAYE EL ELEAtıkların fütursuzca Hevsel Bahçeleri'ne akmasının orayı bir bataklığa çevirdiğini söyleyen Önder, bunun bilinçli bir plan olduğuna işaret etti. Bataklığı gerekçe göstererek talan ve yağmaya başlandığını ifade eden Önder, "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Dicle Üniversitesi ile el ele vererek ve muhtemelen arkalarına önemli yapı firmalarını alarak burada bir katliamın altına imza attılar" diye konuştu.
BDP'li belediyelerin de bu konuda bir eksikliğinin olduğunu söyleyen Önder, politik konuların yoğunluğu nedeniyle kent sorunlarına eğilemediklerini kaydetti. Belediye başkanlarının, yardımcılarının tutuklandığı belediyelerin kentin sorunlarına eğilmesinin zor olduğunu ifade eden Önder, çözüm süreci ile beraber belediyelerin kent sorunlarıyla daha fazla ilgilenebildiklerini kaydetti.
'KATLİAMLARIN FAİLİ MEÇHULLERİN ÜZERİNE BETON DÖKÜLÜYOR'Önder, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bir tarihin üzerine beton döküyorlar. Hevsel Bahçeleri genel olarak Dicle Vadisi, 12 Eylül 1980'den başlayarak 2000 yıllarına varana dek hem işkencelerin hem faili meçhullerin temel mekanlarından birisi haline geldi. Tahribat yapılan yer ile Mardinkapı arası bir kilometredir. Analar sabah evlatlarının cesetlerini oradan toplardı, korkudan kimseye söylemezlerdi ve Mardinkapı Mezarlığı'na defnederlerdi. Bir sürü basın emekçisi arkadaşımız Hevsel Bahçesi'nde katledildi. Oraya götürülüp işkence edildiler. Bunun üzerine de beton dökülmek isteniyor aslında. Bir mezar taşına hasret, bir duaya hasret orada yatan yüzlerce canımız var. Bu yüzden buna izin vermeyeceğiz. Lice'deki Medeni kardeşimize Kadıköy'den Gezi'den yükselen destek Hevsel'den artarak devam edecek."

YORUM YAZIN