CHP Sözcüsü Haluk Koç: "Başbakan Ya İnkar Edecek Ya Cezaevine Girecek"
CHP Sözcüsü Haluk Koç, Başbakan Erdoğan ile Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtları hakkında, "Başbakan yaralıdır, şaibelidir. O yüzden bu kadar bağırıyor. Tarzan kuyruğu kaptırdı" dedi. Koç, HSYK yasasını onaylayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e de sert tepki gösterdi.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. MYK devam ederken parti sözcüsü Haluk Koç, bir basın toplantısı düzenleyerek gündemdeki konuları değerlendirdi.
Koç, Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilâl Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kaydına ilişkin olarak Başbakan’a istifa çağrısını tekrarladı. Koç'un ses kaydına yönelik açıklamaları şöyle:
Hırsızlıklar yolsuzluklar ortaya çıkınca 'Son sözü millet söyleyecek' cümlesini çok sık duyar olduk. Başbakan artık yaralıdır, şaibelidir. Başbakan'ın kimyası bozulmuş, köyün yalancı çobanına dönmüş vaziyette sağa sola bağırmaktadır. Buradan bütün milletimiz huzurunda CHP adına çok açık bir çağrıda bulunuyorum. 3 noktayı huzurlarınıza getiriyorum. 17 Aralık ve 18 Aralık günlerinde Başbakan ve oğlunun arasında hangi saatlerde telefon görüşmeleri olmuştur? Bunların TİB tarafından açıklanması gerekiyor. Montaj, yalan iftira... Geç bunları kardeşim. Kayıtlarda var, bir görelim bakalım."
'TÜRKİYE İTİBARSIZLAŞIYOR'Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir başbakan hırsızlıkla suçlanmakta, bu çok ağır bir suçlama. Ortada kaçacak bir şey yok. TİB'de her şeyin kaydı var, resmi olarak açıklayacaksınız bunu. Başbakan 17 Aralık sabah saat 08.02'de bir telaş havası içinde oğlunu aramaktadır ve bir takım isimler, evler söylemektedir. Başbakan oğluna ağabeyini, eniştesini, amcasını ve diğer eniştesini söylüyor. Bu kişiler üzerindeki tüm mal varlıkları kamuoyuna açıklanmalıdır. Zulada bile sıfırlayamadıkları paranın bakiyesiyle 5 milyon dolarlık villa almaya kalkıyorlar. Başbakan inkar ediyor, tabii ki inkar edecek. Ya inkar edecek ya cezaevine gidecek. Başbakan isitfa etmedikçe Türkiye itibarsızlaşıyor.
'BU PARANIN KAYNAĞI NEDİR'Üzerlerindeki diğer mal varlıklarının kamuoyu tarafından mutlaka bilinmesi gerekiyor. Akşam saatlerinde henüz sıfırlayamadıkları para miktarının 30 milyon Euro olduğu kayıtlarda var. O telaş içerisinde evden kaçırmaya çalıştığınız toplam para miktarı ne kadardır? Kaynağı nedir? Bu kadar yüksek paranın evde saklanmasının gerekçesi ne olabilir?"
Koç, Cumhurbaşkanı Gül'ün HSYK kanunu kabul etmesiyle ilgili olarak da şöyle konuştu:
"Cumhurbaşkanlığının HSYK ile ilgili yasa düzenlemesini onayladığı bilgisi geldi. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum; Sayın Cumhurbaşkanı Anayasa'nın 104. maddesinde görevlerini tarif eden kapsam çerçevesinde anayasayı doğrudan ihlal eden bir tutum içerisine girmekte bir beis görmemiştir. Anayasaya aykırılığı bir çok çevre tarafından açıkça belirtilmesine rağmen, kendi hukukçularının anayasaya aykırılığını açıkça ifade etmelerine rağmen bu teklifi maalesef onaylamıştır.
Şu cümleye bakar mısınız; ‘Kanunun diğer lehinde ve aleyhine olan maddelerinin ise Anayasa Mahkemesi tarafınca değerlendirilmesinin daha doğru olacağını düşünerek onayladım’ diyor. Sayın Gül siz orada niye orada oturuyorsunuz? ‘Yani görevimi yapamıyorum’ diyor. Bu iş bitmiş demektir. Cumhurbaşkanlığı makamı şuanda Türkiye’de yaşanan pisliklerin, rüşvetin, yolsuzlukların üzerine örtme gayretlerinin ne yazık ki bir parçası haline gelmiş bulunuyor. Suçluların korunmasını kolaylaştırıyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanı. Hırsıza kirvelik yapan bir Cumhurbaşkanı olabilir mi? Hukuk devletinin rafa kaldırılmasını seyreden bir Cumhurbaşkanı acziyeti olabilir mi?"
Cumhurbaşkanı'nın dolaylı yoldan yaşanan bu kirli dönemin irade ortaklarına arasına girdiğini savunan Koç, "Hep klasik bir deyimdir biliyorsunuz, cumhurbaşkanlığı makamı sanki bir noterlik makamı gibi değerlendirilir. İktidarda olan partinin onu oraya getiren oylarının çerçevesinde bir hareket etme gerçeğini yansıtır bu deyim. Ama noterlik mesleğine de biraz haksızlık yapmış oluyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bugün düştüğü durum noterlik ile falan açıklanacak bir durum değil, basit bir evrak memurluğu düzeyine kadar inmiştir." ifadelerini kullandı.

YORUM YAZIN