Header Ads

Hürriyet Daily News Emekçilerinden Direniş Manifestosu: "Kahrolsun Bağzı Dönüşümler"


Öncellikle bu mektubu neden kaleme aldığımızı açıklamakla başlayalım: Kurumsal kararlara itiraz edebilirim, Hürriyet benim. Hürriyet Daily News çalışanları olarak, yönetim kurulu tarafından alınan tenkisat kararı üzerine, ve de özellikle bu kararların uygulanma şekline karşı rahatsızlığımızı dile getirmek, hatta duygularımızı daha iyi ifade eden bir terimle, isyanımızı haykırmak istiyoruz.

Nitekim aylar önce belirlenen bu kararların yangından mal kaçırır gibi işten çıkarılan arkadaşlarımıza yeni bir iş bakma fırsatı bırakmadan, son anda tebliğ edilmesini kabul etmiyoruz. Hürriyet yönetiminin “insan hakları/basın özgürlüğü” diye ahkam kesmeden önce, bırakın işçi-emekçi haklarını, en basit nezaket kurallarını da çiğneyen bu vahşi yöntemlerden vazgeçmesi gerekirdi oysa.

Ayrıca bu kararların gerekçesini tüm ayrıntılarına kadar bilmek istiyoruz. Yani: Bu kararlar nasıl bir “dönüşüm” stratejisi doğrultusunda alındı? HDN’nin erişilemediği hedefi nedir? Ortalama tıklama sayısı/tiraj mıdır? Peki, hedeflediğimiz ortalama tıklama sayısı/tiraj kaçtı? Reklam gelirleri yeterli değil mi? Eğer yeterli değil ise, fatura neden editör/muhabir/fotomuhabir/sayfa sekreteri arkadaşlara kesildi? Öte yandan, kalite kriterlerimiz neler (haberin içeriği, yazılı metin, gazete ve web görselliği bakımından)? İş bu noktaya gelmeden önce, çalışanlarla toplanılıp bu hedefler paylaşılamaz mıydı?

Fakat sizlerin yönetim kurulu olarak böyle bir profesyonellik çerçevesinde çalışmadığınızı, ve bunun gibi somut bir strateji geliştirmediğini de gayet iyi biliyoruz. Bu durumda, zaman zaman özeleştiri yapıyor musunuz?

Rahatsızlığımız bununla da sınırlı değil. Alınan bu kararları daha da vahim kılan hususlar var:

1- Gezi gösterileri bir yandan bir PR kampanyası kapsamında kullanılırken, bir yandan da Gezi sırasında habercilik yapmamızı sağlayan (Erdem), hatta bunu yaralanma pahasına yapan (Emrah), gibi arkadaşlarımızı yüzünüz kızarmadan tek celsede işten çıkarabilmeniz yaman bir çelişki değil midir?

2- Gezi ve son yaşanan siyasi olaylar ışığında, Türkiye’nin 2015 genel seçimlerine kadar dış basının gündeminde bir hayli yer tutacağı kesin diyebiliriz. Türkiye hakkında İngilizce bir yayın ise aslında tam da konjonktürde anlam kazanıyor, değil mi ama? Karar 2015 seçimleri sonrasında alınsa, belki bizim açımızdan daha anlaşılır olabilirdi. Bu nedenle, bu tenkisatı yalnızca ekonomik değil, siyasi bir karar olarak algılıyoruz ve aslında bu vesileyle Hürriyet yönetiminin HDN’nin haberciliğini daha yakından kontrol etmek istediğini düşünüyoruz.

3- Öte yandan bizi takip eden dar ama birçoğu uzman insanlardan oluşan kitlenin haberciliğin yanı sıra, metin ve görselliğin de kalitesine çok önem verdiğini vurgulamakta fayda var. Bu durumda değil kitlemizi genişletmek, sayımızı azaltıp kaçınılmaz olarak kalitenin daha da düşmesine neden olarak bu dar kitlemizi de kaybetmemize yol açabilirsiniz.

Bu şartlarda alınan kararlar sonucunda, aramızdan kimsenin eksilmesini kabul etmiyoruz. Dayanışma içinde, evrensel işçi haklarının bizlere sunduğu tüm direniş ve mücadele yöntemlerine, yönetimin bu kararından geri dönmesi için başvurmaktan geri kalmayacağımızı da bu mektupla arz ederiz.

Kahrolsun bağzı dönüşümler!

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.