Header Ads

Yüzlerce #Direnİşçi Ankara'da Yürüdü: "Asıl Dertleri İşçileri Köleleştirmek"


Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)'in "Köleliğe Karşı #Direnİşçi" kampanyası kapsamında Ankara'da yürüyüş düzenlendi.

Genel-İş Sendikası önünde toplanan yüzlerce işçi, Sakarya Meydanı'na yürüdü. Eyleme 200 civarında İZELMAN işçisi ile direnişteki Hacettepe Hastanesi taşeron işçilerinin yanı sıra emek ve meslek örgütleri yöneticileri de katıldı.

Yürüyüşün ardından bir açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, kıdem tazminatının fona devri adı altında gasp edilmesine karşı yaklaşık bir aydır sokaklarda olduklarını söyledi.

KIDEM TAZMİNATININ FONA DEVRİ YAĞMA DEMEKTİR
Kıdem tazminatının fona devrinin, kıdem tazminatı hakkının yok edilmesi ve yağma anlamına geldiğini belirten Beko, söz konusu düzenleme ile patronlar için işçi çıkartmanın maliyetsiz hale geleceğini kaydetti.

Beko, öngörülen yeni sistemde, kıdem tazminatının en az yarı yarıya azaltılması planlandığını hatırlatarak, basında yer alan son tasarıyı da değerlendirdi. Beko, "Patronların ödediği primin üstünü devlet tamamlasın denmektedir. Ya da bu primler İşsizlik Fonu'ndan tamamlansın gibi öneriler havada uçuşmaktadır. Siz çocuk mu kandırıyorsunuz? İşsizlik Fonu'nda ve devletin topladığı vergilerde işçilerin de parası vardır. İşçinin kıdem tazminatını işçiye ödetmek nasıl bir zihniyetin ürünüdür?" diye konuştu.

İşten çıkarma maliyetlerini düşüren hiçbir taslağı kabul etmeyeceklerini bildiren Beko, AKP Hükümeti'nin öne sürdüğü "işçiler kıdem tazminatı alamıyor" sorununun çözümünün kolay olduğunu söyledi.

KIDEM TAZMİNATI ALABİLMEK İÇİN
DİSK Genel Başkanı Beko, önerilerini şöyle sıraladı:

-1475 sayılı kanunun 14. maddesinde ufak bir değişiklik yapılarak işçinin 1 gün bile çalışması halinde tazminata hak kazanması sağlanmalıdır.

-Hak kayıplarına neden olan kıdem tazminatı üst sınırı kaldırılmalıdır.

-Ücret Garanti Fonu'nun kapsamı genişletilerek, kıdem tazminatının da kapsama alınması sağlanmalıdır. Bu alacaklar daha sonra işverenden tahsil edilmelidir.

-Kıdem tazminatının ödenmemesi durumunda daha ağır yaptırımlar getirilmelidir. İflas gibi durumlarda işçinin alacağı bankaların ve kamunun alacağından öncelikli olmalıdır.

-İşkolu barajı başta olmak üzere sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Çünkü sendikalı işçi hakkını yedirtmeyecektir.

'ASIL DERTLERİ İŞÇİYİ KÖLELEŞTİRMEK'
Hükümetin bu yollara başvurmak yerine fonda ısrar ettiğini dile getiren Beko, asıl dertlerinin istihdam maliyetinin düşürülmesi, ucuz ve güvencesiz işgücü yaratılması, yani işçilerin köleleştirilmesi olduğunu belirtti.

Özel İstihdam Büroları'na işçi kiralama yetkisi verilmesi ve taşeron çalışmanın yaygınlaştırılmasına da karşı olduklarını kaydeden Beko, ekledi: "Konfederasyonumuz bu yasaların onay makamı olmayacağını defalarca ilan etmiştir."

İşçilerin sokakta yürüttüğü onurlu mücadelenin verdiği güçle masaya oturduklarını dile getiren Beko, mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

Beko, şöyle konuştu: "Haklarımıza göz dikenler şunu hissedecek: İşçilerin haklarına el uzatmaya kalkışırsanız, Ankara'ya geliriz, hayatı durdururuz, dünyayı başınıza yıkarız."

(etha/başka haber)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.