Header Ads

Maritsa Küçük'ün Avukatı Eren Keskin: "Dosya Kapatılmaya çalışılıyor. Ortada Gasp Yok, Nefret Cinayeti Var."


İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon, Samatya'da Ermeni kadınlara yönelik saldırı ve Maritsa Küçük cinayetine ilişkin Küçük'ün ailesinin de katılımıyla şube binasında basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda söz alan Küçük'ün ailesinin avukatı Eren Keskin, dosyaya gizlilik karar konulduğunu ve dava açılana kadar dosya içeriğine erişemediklerini hatırlattı.

'GASP DEĞİL NEFRET CİNAYETİ'
Keskin, Maritsa Küçük davası kapsamında savcının Samatya'daki diğer saldırıları dosyaya eklememesini eleştirerek şunları kaydetti: "Dosya kapatılmaya çalışılıyor. Ortada hunharca öldürme durumu var. Tek elle itelendiğinde dahi etkisiz bırakılabilecek yaşlı bir kadının kafatası parçalanarak ve defalarca bıçaklanarak katledilmesi gasp olayı değildir. Ortada bir nefret cinayeti vardır."

'EVDE BULUNAN DNA NEDEN ARAŞTIRILMADI?'
Maritsa'nın katili olduğu iddiasıyla Murat Nazaryan isimli bir kişinin tutuklandığını da belirten Keskin, Nazaryan'ın "3 kişi vardı. Beni korkuttular. Zorla elimden kan izi aldılar" sözlerini hatırlattı. Keskin, ekspertiz raporunda da eksiklikler ve özensizlikler olduğunu belirterek, raporda evde bulunduğu tespit edilen kadın DNA'sının kime ait olduğunun neden araştırılmadığını sordu.

'NAZARYAN KONUŞMALI, SORUŞTURMA GENİŞLETİLMELİ'
Nazaryan'ın avukatının duruşmada Nazaryan'a "Bana anlattıklarını niye anlatmıyorsun" dediğini belirten Keskin sözlerine şöyle devam etti: "Nazaryan'ın mutlaka konuşması ve devletin ona güvence vermesi lazım. Tek kişilik hücrede kalırken görüştüğümde koğuşa geçmekten korktuğunu belirtti. Biz Nazaryan'ın konuşması ve işini yapmayan savcının işini yapmaya başlayarak soruşturmayı genişletmesini talep ediyoruz. Samatya'da dövülen bir kadın korkusundan şikayetini geri çekti. Ama savcının takibi şikayete bağlı olmayan vaka olarak durumu görmesi ve soruşturmaya devam etmesi gerekirdi."

'KEŞKE ANNEMİ DE DİĞERLERİ GİBİ DÖVÜP BIRAKSALARDI'
Keskin'in ardından söz alan Maritsa Küçük'ün kızı Bayzar Midilli ise, "Annemi önceden de çok rahatsız ediyorlardı. 'Belediyeden geldik, sigorta şirketinden geldik' diyerek annemin evine girmeye çalışıyorlardı" dedi.

Midilli gözyaşlarına hakim olamayarak şöyle devam etti: "Annemizi neden öldürdüler? Öldürmediler, katlettiler, kestiler. Biz 4 kardeş her gün ölüyoruz. Bugün bile yeğenimin çocuğu 'Ben yayamı rüyamda gördüm' dedi. Diğerleri gibi dövüp bıraksalardı ya. Neden öldürdüler neden? Bunların hepsi bir çeteye bağlı."

Maritsa Küçük'ün oğlu Yaşar Küçük ise, "Biz yattığımızı, yediğimizi bilmiyoruz" sözleriyle dinmeyen acısını ifade etti.

'AYDINLATMAK DEVLETİN GÖREVİDİR'
İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon adına basın açıklamasını okuyan Meral Çıldır, Murat Nazaryan'ın 'Samatya saldırganı' denerek saldırıların 'gasp' amaçlı olduğu izlenimi yaratıldığını kaydetti.

Bu saldırıların ve cinayetin nefret suçu olduğunu vurgulayan Çıldır, "Maritsa Küçük'ün evinde hiçbir arama yapılmamış, ev derli toplu bulunmuş, masanın üzerinde duran birkaç kağıt paraya dokunulmamıştı bile. Bakmaya dayanılamayacak halde bedeni, sanki bir mesaj verir gibi orada bırakıldı. Maritsa Küçük ve diğer Samatyalı yaşlı Ermeni kadınlar nefret suçuna mı kurban gittiler? Aydınlatmak devletin görevidir" dedi.

'3 KİŞİ ÖLDÜRDÜ, NAZARYAN'I YANLARINA ALDILAR'
Çıldır, Nazaryan'ın ifadesi sürecinde yaşananları ise şöyle özetledi:

"Murat Nazaryan ilk duruşmada konuşmadı. Yalnızca 'Ben kimseyi öldürmedim' demekle yetindi. 4 Kasım 2013'te görülen üçüncü duruşmada bu kez baronun avukatı değil, Nazaryan'ın akrabalarının tuttuğu avukatın ikna edici çabalarıyla gerçekler bir ucundan açığa çıkmaya başladı. Maritsa Küçük'ü öldürenler 3 kişiydi ve Nazaryan'ı tehditle yanlarına aldılar. Üzerlerinde silah vardı. Ama 'Acemi işi olsun' dediler. Önce dövmeye başladılar. Nazaryan 'O zaman ağlamaya başladım' dedi. Evdeki bir bıçağı kullandılar. Sanık, 'Bıçağı ilk vurduklarında çok korktum ve oradan kaçtım' dedi. 'Eve girince parmağımı kesip fatura gibi bir kağıt parçasına bulaştırdılar' dedi. Çetelerden bahsetti. Tehdit edildiğini, korktuğunu o yüzden şimdiye kadar konuşmadığını söyledi." (etha)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.