Kazdağları Köylüleri Madenlere Karşı TBMM Önünde Eylem Yaptı
Kazdağları köylüleri, yaşam alanlarını tahrip eden madenlere karşı yürüttükleri mücadeleyi Ankara'ya taşıdı.
TBMM Dikmen kapısı önünde toplanan ve çoğunluğu kadınlardan oluşan köylüler, "Sağlığımızı, çevremizi, şehrimizi, onurumuzu savunuyoruz", "Altıncı filo Kazdağı'ndan defol", "Kazdağları'ndan Taksim'e direniş" pankartlarını açtı. "Her yer Kazdağı her yer direniş", "Kazdağı'ndan Meclis'e direniş var" sloganları adan köylülere, KESK, TTB, TMMOB'un da aralarında olduğu emek ve meslek örgütleri de destek verdi.
Kazdağları köylüleri adına açıklama yapan Ayşen Günenç, Ankara'ya geliş nedenlerini şöyle açıkladı: "Bunca yıl bekledik, haykırdık, isyan ettik, hastalandık kimse sesimizi duymadı, bizleri görmedi. Bizim vekillerimiz, sadece yöremizin vekilleri değil, ülkemizin tüm vekilleri bizi duysun, bizi görsün, bir şeyler yapın diye taa Çanakkale'den ayağınıza geldik. Köylü olarak, yurdun efendisi olarak, zaten birçok sorunumuzun olduğu herkes tarafından biliniyor. Tüm sıkıntılarımızın üstüne son yıllarda, çok önemli olaylar yaşıyoruz; dağlarımızda, köylerimizde, Çanakkale'de. Bol pınarlı vahşi hayvanlar anası, oksijeni çok dağımızda meyve bahçelerimizde, meralarımızda, ormanımızda, tarlalarımızda ekmeğimiz için çalışırken, birkaç yıldır bilmediğimiz, tanımadığımız adamlar ellerinde devletimizden aldıkları resmi kağıtlarla, izinlerle ağaçlarımızı kesmeye, dağlarımızı kazmaya başladılar. Büyük büyük kamyonetler, iş makinaları ile gürültü çıkararak sondajlar yaptılar. Şahinli'de, Ağıdağı'nda, Kirazlı'da, Söğütalan'da, Etili'de, Kızılelma'da, Serçiler'de, Evciler'de, Karaköy'de, Kuşçayırı'nda, Muratlar'da, Yeşilköy'de, Gedik'de son olarak da Kurşunlu'da köylerimizi başımıza yıkmaya başladılar. Bugüne kadar daha sondajlar sırasında köyümüzün içinden geçen dereler, çeşmelerimizden akan sular bulandı. Çocuklarımız ishal oldu, keçilerimiz hastalandı, büyükbaş hayvanlarımız üremez oldu."
Başvurularından hiçbir sonuç alamadıklarını söyleyen Günenç, "Hayvanlarımızı otlattığımız meralar, kestane, ceviz ağaçlarımız, göknarlarımız, meşe ağaçlarımız, kayınlarımız toplu halde gözümüzün içine baka baka kıyılıyorlar, kesiliyorlar. Bizler bir dal kestiğimizde en büyük cezalar alırken, elin oğlu yüzlerce, binlerce ağacımızı kesiyor. 'Bizim iznimiz var, parasını da verdik" diyorlar" dedi.
BİZİ KÖYLERİMİZDEN SÜRECEKLERKazdağı'nın verimli topraklarında yetişen ürünlerin her yere ulaştığını belirten Günenç, "Madenciler işletmeye geçerler ise, dağa siyanür emzireceklerini ve altın, gümüş, bakır, kurşun sağacaklarını söylüyorlar. Tüm bunları söylerken köylümüzü, bizleri iş vaadi ile kandırıyorlar. Sondajlarda bir süre çalıştırdıktan sonra, işleri bitince bizi kapı önüne koyuyorlar. Yani her şekilde kandırılıyoruz. Böyle giderse bizi köylerimizden de sürecekler ya da köylerimizin üstüne taş ve toz yığılacak, biz kaçacak delik arayacağız. Bize hak görülen bu mu?" diye sordu.
BÜLENT ÖZÜREN 17 GÜNDÜR AÇLIK GREVİNDEBayramiç Kurşunlu Köyü'ndeki maden çalışmasına karşı Bülent Özüren'in 17 gündür açlık grevinde olduğunu da hatırlatan Günenç, şöyle konuştu: "Kendisi sizlere selamlarını iletti. Bülent Özüren dün bir çağrı yaptı. 'Herkesin çadırlarını bulundukları yere, evlerinin önüne kurmalarını, kendisine, köyüne ve Kazdağlarına destek vermelerini' istedi."
Günenç, milletvekillerine "Kazdağı'nı ve köylerimizi, yaşam alanlarımızı kurtarmak için harekete geçmenizi istiyoruz" diye seslendi.
Günenç'in ardından TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan söz aldı. Aktan, "Çevremize sahip çıkmak sağlık konusunda kafa yoran herkesin birinci ödevidir. Maalesef Kazdağları'nda bir çevre katliamı yaşanıyor. Bunun sağlıkla bağdaşan hiçbir tarafı yoktur. Kazdağları'nda yapılanlar Gezi Parkı'nda ağaçları söken zihniyetle aynıdır. Kazdağları'nda bu katliamı yapan zihniyet, ODTÜ ormanına yol yapmaya çalışan zihniyetle aynıdır. Kazdağları bu ülkenin akciğeridir. Ve buradaki doğa katliamını kabul edemeyiz, etmemeliyiz. Eğer sağlıktan bahsediyorsak çevremize mutlaka sahip çıkmalıyız. Bu çevre katliamını hep birlikte engellemeliyiz" dedi. (etha)

YORUM YAZIN