BDP'li Pervin Buldan: "Ne Batman 1990’ların Batmanıdır, Ne de Kürtler 1990’ların Kürtleri"
BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, iki gün önce Batman'da yaşanan HÜDA-PAR saldırısıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Saldırı sonrasında Özcan Temel'in yaşamını yitirdiğini hatırlatan Buldan, "Bu olay sıradan bir adli olay değildir" dedi. Saldırının planlı ve örgütlü olduğunun altını çizen Buldan, provokasyon amaçlı olduğunu belirtti, "Batman'da resmen bir katliam planlanmıştır" diye konuştu.
Buldan, şöyle konuştu:
"Şuna dikkat çekmek isteriz ki, bu saldırı, 1990'lı yıllarda devlet destekli Hizbul-kontra eliyle yüzlerce faili meçhul cinayetin işlendiği bir kentte yani Batman'da yaşanmıştır. Saldırının gerçekleştiği yer, saldırının düzenlenme biçimi, yöntemi, saldırının hedefindeki sivillerin ağırlıklı olarak partimizin tabanı olması bu olayın çok daha boyutlu olduğunu göstermektedir. Saldırıda açıktır ki BDP ve tabanı hedef alınmıştır. Aynı gün Petrol mahallesinde BDP'li arkadaşlarımız, seçim çalışması yürütürken, adı Hizbullahla anılan bir partiye mensup sivil bir grubun müdahalesine maruz kalmış, söz konusu grup, parti yönetici ve çalışanlarımızı tehdit ederek, seçim çalışmalarını engellemeye çalışmıştır. Ardından aynı akşam partililerimizi hedef alan silahlı saldırı yaşanmıştır. Otomobilden ateş açılırken tekbir seslerinin geldiğine dair görgü tanıklarının anlatımları vardır. Saldırganlar olay yerinden hızla kaçmışlar ve o bölgede polis bulunmasına rağmen hiçbir müdahale olmamıştır."
'ASIL FAİLLERE DOKUNULMADI'Saldırı sonrasında 6 kişinin gözaltına alındığını ancak asıl faillere dokunulmadığını belirten Buldan, saldırının zamanlamasının da oldukça dikkat çekici olduğunu kaydetti.
BDP Grup Başkan Vekili Buldan, "Çözüm sürecinin bıçak sırtında yürüdüğü bir süreçten geçiyoruz. Kürt halkına dönük Rojava başta olmak üzere saldırıların arttığı, Kürtlerin statü mücadelesinin boğulmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Nusaybin’de Kürtler arasında duvar örülüyor. Kalekol yapımına hız veriliyor. Çözüm sürecini ilerletecek, ateşkesi kalıcı hale getirecek demokratik adımlar atılmıyor. KCK operasyona adı altında siyasi soykırım operasyonları devam ediyor. Binlerce politik tutuklu cezaevinde tutulmaya devam ediyor. Böylesi bir süreç ne yazık ki provokasyona açık bir süreçtir" diye konuştu.
Çözüm sürecini ilerletecek, derinlikli müzakerelerin önünü açacak siyasal, demokratik adımların hükümet tarafından atılmamasının zemini provokasyona açık hale getirdiğini kaydeden Buldan, bu zeminden faydalanmak isteyen "karanlık odaklar"ın Batman'da devreye girdiğini söyledi.
'BDP SEÇİMLERDE ENGELLENMEK İSTENİYOR'Saldırının seçimlerle de bağlantılı olduğunu belirten Buldan, "BDP'yi yerel seçimler öncesi engellemeye, BDP'nin gücünü ve iradesini kırmaya çalışan odaklar iş başındadır. BDP'den korkan siyasi yapılar, BDP’den ürken karanlık odaklar bu tür provokasyonlarla halkı sindirmeyi, bezdirmeyi hedefliyorlar" dedi.
Buldan, saldırının, HÜDA-PAR Genel Başkanı'nın geçtiğimiz hafta Ankara'da Başbakan'la yaptığı görüşmenin ardından gerçekleştiğini kaydetti, "Bir hafta aradan sonra bu saldırı yaşandı. Ve aynı partinin BDP'yi hedef alan, hedef gösteren açıklamaları var. Bunlar dikkat çekici gelişmelerdir" diye konuştu.
Bir an önce saldırının üzerine gidilerek sorumluların açığa çıkartılmasını isteyen Buldan, hükümeti ve İçişleri Bakanlığı'nı göreve çağırdı.
BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, şöyle konuştu: "Bu olay aydınlatılmalıdır. Arkasında, önünde kim var, kim bu saldırıyı planladı, kim bu saldırıyı yapanlara silah temin etti? Bu saldırı yaşanırken polis niye müdahale etmedi? Bu saldırıdan beslenen siyasi odaklar kimlerdir? Bütün bunların sorgulanması açığa çıkartılması gerekir. Açığa çıkartılmalı ki bir daha benzer bir provokasyon yaşanmamalı. Aksi taktirde önü alınamaz başka olaylar yaşanabilir. Hükümeti bu nedenle buradan açıkça uyarıyoruz.
Bu saldırının arkasındaki güçlere de şu hatırlatmayı yapıyoruz. Kürt halkının iradesi asla teslim alınamayacaktır. Kürt halkı asla boyun eğmeyecektir, onuru için, dili, kimliği, kültürü için onurlu mücadelesini kararlı bir biçimde sürdürecektir. Ne Batman 1990’ların Batmanıdır, ne de Kürtler 1990’ların Kürtleri. Herkes bu gerçeği görmelidir."

YORUM YAZIN