Barış İçin Kadın Girişimi: "'Paketten "Siz Kaybolun, Ölün, Evinizden, Dilinizden Olun Sonra Bakalım' Tavsiyesi Çıktı"
Çözüm süreciyle birlikte çalışmalarını yoğunlaştıran Barış İçin Kadın Girişimi, "demokratikleşme paketi"ni değerlendirdi.
Yazılı açıklama yapan girişim, öncelikle paketin demokratik teammüllere aykırı bir şekilde hazırlandığı eleştirisinde bulundu.
Barış İçin Kadın Girişimi, sürecin koordinatörlüğünün Kamu Güvenliği Müsteşarlığını'na emanet edilmiş olmasını, paketin sahiplerinin temel kaygısının "demokrasiden önce güvenlik" olduğunu gösterdiğini belirtti.
Beklentilerinin bir nebze bile karşılanmadığını kaydeden kadınlar, Q,X,W harflerinin kabulü, andımızın kaldırılması, Mor Gabriel'in iadesi, köy isimlerinin iadesi gibi konuların zaten demokratik mücadele zemininde
aşıldığını hatırlattı.
Açıklamada, paketin; kadınlara, Kürtlere, Alevilere, LGBT bireylere, çözüm sürecinin ilerlemesini ve barışın toplumsallaşmasını isteyen herkese eşitlik, özgürlük ve demokrasi getirmekten çok uzak olduğu ifade edildi.
Anadilinde eğitim ve seçim barajının düşürülmesi talebinin karşılanmamasına tepki gösteren kadınlar, insanlık ve savaş suçlarının araştırılması, kayıplar, cinsel yönelim ve kimlikler, TMK'da değişikliğin olmamasını da eleştirdi.
Açıklamada, "Bu pakette; kılık ve kıyafetlerine dair düzenlemenin dışında kadınların eşitlik, özgürlük ve her türlü ayrımcılığın önlenmesi taleplerine ilişkin herhangi bir şey yoktur" denildi.
PAKETTE ÇÖZÜM VE BARIŞ İRADESİ YOKAçıklamada, şu ifadeler yer aldı: "Paketten demokrasi değil, adeta 'siz mücadele edin kaybolun, ölün, evinizden, işinizden, dilinizden olun sonra bir bakalım' tavsiyesi çıkmıştır!"
Barış ve çözüm sürecinde kadınların eşit temsil edilmesi gerektiğini kaydedilen açıklamada, bu koşulun demokrasi paketleri için de geçerli olduğunu ifade etti. Kadınların yüzde 50 temsil edilmediği yerde demokrasinın olmayacağını belirten kadınlar, taleplerini hatırlattı: "Kadınlar tüm savaş suçlarının, taciz, tecavüz, zorla yerinden etme, öldürme, kaybetme, sindirme, toplu mezara gömme, mezara zarar verme gibi tüm insanlığa karşı işlenmiş suçların faillerinin bulunması ve bir daha bu suçların işlenmesine izin verilmeyecek reformlar yapılmasına demokrasi diyor. Herkesin anadilinde eğitim ve öğretim görmesini garantiye almayan bir hükümeti ayrımcılığın esas faili olarak görüyor. Kadınlar yaşam alanlarını geri istiyor. Kürt bölgelerinde yeni karakolların yapımının hemen durmasını ve askeri güç sayısının azaltılmasını talep ediyor. Kadınlar hemen şimdi cezaevindeki ve dağdakilerin eve dönmesini kolaylaştıracak yasaların geçmesini istiyor. Barış İçin Kadın Girişimi olarak bugüne kadar ısrarla savunduğumuz taleplerimizin arkasındayız. Devletin alması gereken yolun çok gerisinde olduğunu görüyoruz ve kadınlar olarak mücadele etmeye devam edeceğiz."
foto: arşiv/Başka Haber
YORUM YAZIN