Avrupa Basınında Bugün (3 Ekim 2013)
İngiltere BasınıFinancial Times, Wall Street'in artan biçimde Amerika'ın borçlarını ödeyemez duruma gelmesinden korktuğunu manşete taşıyor.
Gazete, Kongre'nin 17 Ekim tarihinden önce borç tavanını yükseltmemesi durumunda Obama yönetiminin iflas bayrağını çekmek zorunda kalacağı endişesini aktarıyor.
Financial Times, Cumhuriyetçi ve Demokrat kanatlar arasında süregiden anlaşmazlığın aşılamaması durumunda, ABD'nin tarihinde ilk kez borçlarını geri ödeyemeyen ülke durumuna düşeceğine dikkat çekiyor.
ABD'de şimdiden Cumhuriyetçi kanadın federal bütçeye onay vermemesi nedeniyle birçok kamu hizmeti askıya alınmış durumda.
Buna benzer bir durum daha önce 90'lı yıllarda Bill Clinton'ın başkanlığı sırasında da yaşanmıştı. Financial Times'ın görüşlerini aktardığı yatırım bankası Goldman Sachs'ın CEO'su Lloyd Blankfein, ''Hükümetin kepenk kapatmasının daha önce bir örneğini yaşamıştık. Ama borçlarını ödeyememesi, eşi benzeri görülmedik bir durum.'' diyerek konunun ciddiyetine vurgu yapıyor.
Bir yıldız sönüyor
Financial Times'ın dış haber sayfalarında ise dün İtalya'da koalisyon hükümeti için yapılan güven oylamasının ertesinde eski başbakan Silvio Berlusconi'nin ''yıldızının sönmeye başladığı'' haber veriliyor.
Berlusconi, koalisyondan beş bakanını çekerek merkez sol Başbakan Enciro Letta'nın henüz altı aylık hükümetini düşürmeye çalışmıştı. Vergi kaçakçılığından suçlu bulunan Berlusconi, kendisine karşı mahkemelerde -Başbakan Letta'nın desteğiyle- bir cadı avı başlatıldığını iddia ediyor.
Ancak Berlusconi'ye kendi partisi içinden yükselen itirazlar neticesinde Başbakan Letta dün yapılan güven oylamasını geçmeyi başardı. Konuyu ön sayfasına taşıyan Guardian, Berlusconi'nin kendisinden daha kurnaz olanlar karşısında yenik düştüğünü yazıyor.
İhanet hikayesi
Financial Times, Berlusconi'nin lideri olduğu PDL partisinde genel başkan yardımcılığını yürüten ve daha bir hafta öncesine kadar en sadık Berlusconi taraftarlarından biri olarak bilinen Angelino Alfano'nun şimdi İsa'yı ele veren havari İşkariyot'a benzetildiğini bildiriyor.
Zira Alfano oylama öncesinde koalisyona destek olunması için çağrı yaptı.
Financial Times, İtalya'daki siyasi gözlemcilerin bu ''ihaneti'' Alfano'nun merkez sağda yeni bir parti kurmayı planladığı şeklinde yorumladıklarını aktarıyor.
Sahte aygıtlar, sahici ölümler
Independent'ın manşetinde, Irak'la ilgili bir özel haber yer alıyor.
Gazete, İngiliz bir işadamının Irak'a sahte bomba detektörleri satmaktan suçlu bulunmasının üzerinden beş ay geçmesine karşın, bu detektörlerin Irak'ta halen kullanımda olduğunu ve son beş ay içerisinde bombalı saldırılarda ölen Iraklıların sayısının 4500 kişiyi geçtiğini bildiriyor.
Gazete, sadece Eylül ayı içerisinde saldırılarda ölenlerin sayısının 979 olduğunu kaydediyor.
Independent, Irak hükümetinin İngiltere'de görülen davanın ardından sahte detektörleri toplayacağını vaadettiğini, fakat daha iki gün önce Bağdat'ta bomba yüklü araçlarla 55 kişinin ölümüne yol açan saldırıların meydana geldiğini ve kontrol noktalarında sözkonusu sahte aygıtların kullanılmakta olduğunu bildiriyor.
Vizeli vizesize karşı
Independent'ın iç sayfalarında ise vize uygulamalarına göre hangi ülkenin pasaportunun en çok kapıyı açtığını gösteren bir listenin haberi var.
Independent, dünyayı seyahat etmek için en ideal pasaportlardan birini İngiltere vatandaşlarının taşıdığına dikkat çekiyor. Finlandiya ve İsveç'ten sonra vize duvarıyla en az karşılaşan pasaport, İngiltere'nin.
Gazete, Avrupa Birliği'ne üye olmanın sınırlar arası seyahati rahatlatan kilit unsurlardan biri olduğu görüşünde, zira listenin ilk on ülkesinden dokuzu AB ülkelerinden oluşuyor.
Independent'ın ayrıntılarını aktardığı 2013 Henley & Partners Vize Kısıtlamaları Endeksi'ne göre, vizesiz seyahat etme özgürlüğünden en az faydalanabilen kişiler ise Somali, Irak ve Afganistan'ın vatandaşları.
Türkiye'ye gelince: Independent, İngiltere vatandaşlarının vize başvurusu yapmadan girebildiği 173 ülkeye karşılık, Türklerin ve Güney Afrikalıların sadece 94 ülkeye giderken bu hakka sahip olduklarını belirtiyor.
Rusya bir üst sırada
Rusya'nın vatandaşları, Türklerden bir ülke farkla sıranın daha üstünde yer alıyorlar.
Independent, dünyanın en büyük nüfusa sahip iki ülkesinin listenin alt sıralarında yer aldıklarına dikkat çekiyor. Hindistan pasaportuna vizesiz kapıları açan ülke sayısı 52 ile sınırlı. Çin'in vatandaşları için ise bu sayı 44'e iniyor.
Gazete, zengin ülke vatandaşlarının sahip olduğu seyahat özgürlüğüne karşılık aynı ülkelerin sınırlarını başkalarına kapatmaları arasındaki dengesizliğin Dünya Turizm Örgütü'nün hazırladığı bir raporda açıkça ortaya çıktığını yazıyor.
Bu rapora göre Avrupa Birliği, dünyada yaşayan her dört kişiden üçünü vizeye tabi tutuyor.
İspanya Basınıİspanya’nın başkenti Madrid’den El Mundo, Cumhuriyetçilerin bütçe krizindeki tutumunu eleştiriyor:
“Bütçe krizi, bölünmüş bir ülke tablosu sergileyerek ABD’nin imajını zedeliyor. Cumhuriyetçiler, Başkan Obama’nın sağlık reformunu reddetme hakkına sahip. Ama hükümetin gerçek tartışma konusuyla hiçbir ilgisi bulunmayan bir alanda hareket kabiliyetini bloke edemezler. Bu şekilde parlamenter eşkıya gibi davranıyorlar. Başkan’a yaptıkları şantaj, mantığı yitirdiklerini gösteriyor. Bu strateji, 1995’te olduğu gibi şimdi de bumerang etkisi yapabilir. Cumhuriyetçiler hem kendilerinin hem de Amerikan halkının hayrı için bütçe önündeki blokajı kaldırmalı.”
Fransa BasınıFransız Le Monde gazetesi ise Cumhuriyetçilerin blokajının arkasında aşırı muhafazakar Çay Partisi (Tea Party) hareketinin bulunduğunu belirtiyor:
“'Obamacare' olarak bilinen sağlık reformu konusunda Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında gerçek görüş ayrılıkları bulunduğuna inanmak yanlış olur. Reform sadece bir bahane. Cumhuriyetçi Parti’nin aşırı, köktendinci çekirdeği olan Çay Partisi hareketinin, Obama’nın başkanlığını sabote etmek için seçtiği bir bahane. Çay Partisi’nin davranışının mantıklı bir açıklaması yok. Sadece Başkan’a yönelik nefret ve ve sürekli bir iç savaşı andıran bir siyasî anlayış.”
İsviçre Basınıİsviçre’nin Zürih kentinden Neue Zürcher Zeitung ise Cumhuriyetçilerin bu blokajdan kârlı çıkmayacağını savunuyor:
“Cumhuriyetçiler bu delice taktiğin kendilerine ne avantaj sağlamasını umuyor, orası bilmece. Obama’nın, en önemli iç politik başarısı olan sağlık reformunu rafa kaldırmasını istiyorlar. Demokratlar bunu asla yapmayacaktır. Bu tutumlarıyla geniş kesimlerden destek göreceklerini ve Amerikan halkının kepenk kapatmadan Cumhuriyetçileri sorumlu tutacağını da biliyorlar. Gelişmeler yanıltmıyorsa, Cumhuriyetçiler bu yanlış hesabın bedelini ödemek zorunda kalacaktır. Kongre seçimlerine 13 ay kala Demokratlara daha iyi bir siyasî armağan veremezlerdi.”
Çek Cumhuriyeti BasınıÇek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag’da yayımlanan ekonomi gazetesi Hospodarske Noviny’nin yorumu ise şöyle:
“Kepenk indirme sürpriz değil, bir yıldır süren eğilimin mantıklı sonucudur. ABD’deki siyasî sahne, büyük programlar üzerinde uzlaşılara, uygulamada imkân tanımıyor. Amerikan kamu maliyesi 10 ila 15 yıllık bir dönemde uçuruma yuvarlanacaktır. Tüm taraflar, muhasebede denklik hesabının artık işe yaramayacağını biliyor. Çözüm için tüm denemeler ise kör-sağır diyaloğunu andırıyor.”

YORUM YAZIN