Header Ads

Sınav Sorusunda “Fışkiyecilik”

- CENK YİĞİTER -

Fışkiyeci tabiri, Gezi Direnişi sürecinde ortaya çıktı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve Twitter’dan Sorumlu Devlet Bakanı Melih Gökçek, milyonlarca kişinin kimyasal saldırılara maruz kaldığı, yüzbinlerce kişinin travma yaşadığı, on binlerce kişinin darp edildiği, binlerce çocuk - kadın ve gencin işkence ve cinsel tacize maruz kaldığı, yüzlerce kişinin nişan alınarak atılan gaz kapsülleriyle ve plastik mermilerle yaralandığı, onlarca kişinin kafaya isabet eden gaz kapsülleri sonucunda beyin travması geçirdiği, yirmiye yakın kişinin gözünün gaz kapsülüyle çıkarıldığı  ve 5 kişinin devlet terörü sonucunda hayatını yitirdiği bir süreçte, Twitter’dan belediyenin önündeki fişkiyeyi kimin kırdığını soruyordu.

Akademik özgürlüğün, üniversite denilen kurumun temel esprisi, olmazsa olmazı olduğunu bilen bir akademisyen olarak, sınav sorusunda fışkiyecilik yapmanın da akademik özgürlük kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ancak akademik özgürlük kapsamındaki her davranışın aynı zamanda ahlaki olmak zorunda olmak zorunda olmadığı da ortada.

Bay Arbek'in bütünleme sınavına girmek ve söz konusu soruları yanıtlamak zorunda olan öğrencilerin içerisinde, Haziran ve Temmuz ayları boyunca yoğun bir devlet terörüne maruz kalmış öğrenciler var.

Bu öğrencilerden bazılarının hemen yanında, gözlerinin önünde, fakültemize çok yakın bir yerde, Dilan Dursun 10 metreden doğrudan başına atılan gaz kapsülü ile vuruldu, günlerce komada kaldı.

Ankara'da gösterilerde polis tarafından yakalanan bazı öğrenciler hakkında, gözaltı işlemi yapılmadı.

Bu öğrenciler polis otobüsünde saatlerce darba, işkenceye, tacize, hakarete maruz kalıp, hiçbir işlem yapılmadan salıverildiler.

Fakültemizde çalışan bir kadın araştırma görevlisi, çevik kuvvet polislerince linç edilmek istendi, yerlerde sürüklendi, coplarla darp edildi.

İşte böyle bir atmosferi yaşayan öğrenciler, Bay Arbek'in sınavında, devletin psikolojik harekat aygıtının yalanlarını, kara propagandasını ve ahlaksızlığını yeniden üreten sorulara cevap vermek zorunda kaldılar.

Ben bu öğrencilerden biri olsaydım, bu sorulara cevap vermemeyi tercih ederek sınavı terk ederdim.

Muhtemelen de o cevap kağıdını da boş bırakmaz, bu ahlaksızlık üzerine bir şeyler yazmayı tercih ederdim.

İşte bu şekilde, bu sınavdan bütünleme sınavında kalmış olan tek bir öğrenci varsa, vebali - sorumluluğu Bay Arbek'tedir.

Bu sınav kağıdına yazılmış olan tüm cevaplar da akademik özgürlük kapsamındadır.

Bu cevaplar dolayısıyla oluşabilecek her tür baskı - soruşturma vb. uygulama karşısında sendikamız Eğitim Sen, açıktan ve sonuna kadar tavır alacaktır.

Umarım Bay Arbek, ikbaline yapmış olduğu bu yatırımın meyvelerini en kısa sürede alır da sınavında tekrar travmaya maruz bırakılan, bu yüzden bir dersten kalmak zorunda olan bir öğrencinin ödediği bedel boşa gitmiş olmaz. Ama benim fikrim odur ki, bu yatırım bir işe de yaramayacaktır. Nitekim müktedirler ahlaka ve vicdana olmasa bile biraz olsun akla ihtiyaç duyarlar.

Dr. Cenk Yiğiter.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Kamu Hukuku Öğretim Elemanı

* Bu arada, derslerde eşcinsellerin toplumda yeri olmadığı şeklinde nefret söyleminde bulunmak; bir derste, "Fatmagül'ün Suçu Ne?" adlı tecavüze uğramış bir kadının hikayesini anlatan TV dizisine ilişkin olarak yüksek zeka göstergesi olan "Fatmagül'ün suçu önceden Bihter olmaktı" şeklinde tecavüzü meşrulaştıran cinsiyetçi "espiri" yapmak akademik özgürlük kapsamı içinde değildir. İlgililere duyurulur.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.