Header Ads

Gazetecilere Polis Şiddeti Protesto Edildi: 'Vursan da Kırsan da Yazmaya Devam Edeceğiz'


Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yaparak, son zamanlarda gazetecilere yönelik artan polis şiddetini protesto etti. Eyleme, son olarak Cumartesi günü Gezi Parkı eylemi sırasında yaralanan gazeteciler de katıldı.

"Gözaltındaki gazeteciler serbest bırakılsın" pankartının açıldığı eylemde sık sık "Özgür basın susturulamaz", "Vursan da kırsan da yazmaya devam edeceğiz", "AKP elini medyadan çek" sloganları atıldı.

TGS İstanbul Şube Başkanı Gökan Durmuş, 13 basın mensubunun Cumartesi akşamı İstiklal Caddesi ve çevresindeki eylemleri izlerken gaz bombaları, ilaçlı su, cop ve boyalı mermilerle yaralandığını, hakarete uğradığını, görev yapmasının engellendiğini söyledi.

Durmuş, aynı eylemde Aydınlık Gazetesi'nden iki muhabirin de gözaltına alındığını hatırlatarak, bugün adliyeye sevk edilen gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

Basın emekçilerine yapılan saldırıyı kınayan Durmuş, habercilere yönelik polis şiddetinin tesadüf olmadığı, yaşananların sorumlusunun gazetecileri her zaman hedef gösteren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi.

DİREKT HEDEF ALDI

Ardından, Evrensel Gazetesi foto muhabiri Özkan Yaman, yaşadığı polis şiddetini anlattı. Yaman, Nevizade'de bir otel önünde otururken polisin kendisini direkt hedef aldığını, eylemcilere saldıran palalıları çekmesini engellemek için gaz bombasıyla çenesinden vurduğunu belirtti.

POLİS KORİDORUNDA COPLA SALDIRI

Serbest gazeteci Evrim Kurdoğlu ise yaşadığı polis şiddetini şöyle anlattı: "İstiklal Caddesi'nde haber takip ediyordum. Polis gaz bombası atınca kitenin dağılması üzerine İmam Adnan Sokak'a gittim. Esnafın biri gazdan etkilenenleri dükkanına alıyordu, ben de girdim. Dükkanın kepenklerini kapattıktan 15 dakika sonra dışarıda ne oluyor diye bakmak için kepenkleri açtık. O sırada sokağın girişinde olan polisler bizi farkedince kepenkleri ve camları kırarak içeriye girdi, her şeyi kırdı. Sonra da içeridekileri iki şerit halinde ortadan geçmek şartıyla dışarıya çıkardı. Dışarıya çıkarken iki yandan polisler bize coplarla vurmaya başladı. Gazeteci olduğumu söylememe ve basın kartımı göstermeme rağmen devam ettiler."

Birgün Gazetesi muhabiri Onur Erem ise Menekşe Sokak'ta olduğunu ve polisin oradakilere saldırdığını, basın kartını göstererek gazeteci olduğunu söylemesine rağmen polisin saldırmaya devam ettiğini söyledi.

Eyleme destek veren CHP Milletvekili Melda Onur ise basın üzerindeki saldırının yeni olmadığını belirterek, saldırıları kınadı.

CHP'li Melda Onur  medya üzerine baskı olduğunu ifade ederek, "Gezi Parkı olaylarında medyaya yapılan baskı, kitlesel bir hale dönüştü. Hedef gösterilmekten, sadece yerel basın değil, uluslararası basın da nasibini aldı. Medyayı baş belası olarak gören bir zihniyet var. Medyayı baş belası olarak gördükleri müddetçe bu kıskaçtan kurtulamayacaklar. Bu tavrı kınıyorum. Bir an önce başta özgür basından sorumlu olan Bülent Arınç olmak üzere iktidarın tüm bakanlarını ve Başbakanı bu konuyla ilgili olarak sakin olmaya çağırıyorum. Özgür basına doğru davranmaya davet ediyorum" diye konuştu.

(etha/başka haber)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.