Header Ads

Avrupa Basınında Bugün (19 Temmuz 2013)


İngiltere Basını
İngiltere'de gazeteler bugün Rusya'da muhalif lider Navalni'ye verilen hapis ce
zasını, Alman Maliye Bakanı Schaeuble'nin Yunanistan ziyaretini ve Türkiye'deki Anti-Kapitalist Müslümanlar'ı sayfalarına taşıyor.

Rusya'da muhalif lider Alexei Navalni'nin mahkemece bir kereste şirketini yarım milyon dolar dolandırdığına hükmedilip beş yıl hapis cezasına çarptırılmasını dış haberler sayfasının manşetine taşıyan gazetelerden biri Daily Telegraph.

Telegraph, "Putin muhalifinin 'göstermelik duruşmada' hapsedilmesine dünya öfkeli" başlığı altında verdiği haberde, kararın "uluslararası toplum tarafından kınandığını" ve duruşmanın "siyasi bir havada yapıldığını" yazıyor.

Gazete, hakimin bu iddiayı reddettiğini, ama karara Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'nin büyük tepki gösterdiğini aktarıyor.

Telegraph haberinde Rus Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'le bağını sürdüren eski Maliye Bakanı Alexei Kudrin'in karar konusunda "Karar, bir cezadan daha çok [Navalni'yi] gündelik hayattan ve seçim sürecinden dışlama girişimine benziyor." dediğini yazıyor.

Aynı haberi ekonomik bakımdan ele alan Financial Times ise "Navalni'nin mahkeme kararının Moskova'daki iş çevreleri ve yabancı yatırımcıları endişelendirdiğini" yazıyor.

Gazete için Moskova'dan bildiren Courtney Weaver "Piyasadakiler beş yıllık hapis cezasının Rusya'nın yatırım ve yeni nesil girişimci çekme çabalarını baltalayacağı görüşünde. Kararın açıklanmasıyla Rus borsası %2 oranında düştü." diyor.

Economist: 'Anti-Kapitalist Müslümanlar'
Economist dergisi, haberlerle ilgili kısa makalelerin toplandığı 'Charlemagne' bölümünde İstanbul'daki 'Gezi protestolarında' rol oynayan Anti-Kapitalist Müslümanlar'ı, ve öncülerinden İhsan Eliaçık'ı konu alıyor.

Dergi, İhsan Eliaçık'ın "kirli sakalı, bol pantolonu, plastik terlikleri ve teşbihiyle tipik bir Müslüman olarak görülebileceğini" ama bunun "kesinlikle tersinin söz konusu olduğunu" söylüyor.

Economist'in makalesi şöyle devam ediyor: "İstanbul'un laik Beşiktaş semtinde öğrenciler, hippiler ve eşcinsellerle beraber iftarda orucunu açtıktan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı protesto ettiğinde alkışlandı.

Eliaçık'ın yüzü olduğu Anti-Kapitalist Müslümanlar, Erdoğan ve AKP iktidarında zenginleştiğini söyledikleri yeni İslami burjuvanın rüşvet, kibir ve gereksiz gösterişi olarak gördükleri duruma öfkeliler.

Eliaçık "İslam, sosyal hukuktan ibarettir; günde beş vakit namaz kılmak veya kadınların başlarını örtmesi gibi adetlerden değil. Kuralları basit: başkalarının canını yakma, çalma, yalan söyleme, yanlışın karşısında sessiz kalma ve doğaya saygılı ol." diyor.

Dergi ayrıca Eliaçık'ın Erdoğan tarafından yazdığı Twitter mesajlarından dolayı mahkemeye verildiğini de hatırlatıyor.

Guardian: 'Yunanistan'ın en nefret ettiği adam ülkeye gelip sevimliliğiyle gönül aldı'
Guardian gazetesi için Atina'dan bildiren Helena Smith, Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble'nin Yunanistan ziyaretini ele alıyor.

Yunanistan'nın kurtarma paketi almaya devam edebilmesi için parlamentonun binlerce kişinin işlerini kaybetmesine neden olacak yeni 'kamu sektörü reform yasasını' onayladığını hatırlatan Smith, Alman Maliye Bakanı'na öfkenin bu yüzden dorukta olduğunu yazıyor.

Smith, Schaeuble'nin Yunanistan'da olmaktan mutlu olduğunu ve ülkenin 'borç batağına saplanmış ekonomisini düzeltmek için yaptıklarından memnun olduğunu söylediğini aktarıyor.

Yazar, Schaeuble'yi izlerken "mutlu olduğuna çok şaşırdıklarını" –ve hatta bir kameramanın 'bakın gülümsüyor' dediğini- aktarıyor. Guardian'daki makalesinde Smith, Alman bakanın "Ziyaretim Yunanistan'a olan inancımı ve desteğimizin bir göstergesidir. Bir öğretmen gibi ders vermeye gelmedim" dediğini de yazıyor.

Smith, sokaklarda Schaeuble'nin ziyaretinin 'göstermelik olduğu' düşüncesi dolaşırken kendisinin sevimli haliyle Yunan kabinesinin gönlünü aldığını yazıyor.

Times: 'BM kimyasal silah denetçileri Suriye'ye gidiyor'
Times gazetesi, İngiltere, Amerika ve Fransa'nın Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın; Rusya'nın da muhaliflerin kimyasal silah kullandığını öne sürmesinin ardından Birleşmiş Milletler yetkililerin gelecek hafta Şam'a giderek bu iddiaları araştıracağını yazıyor.

Gazete, ekibin BM kimyasal silahlar başmüfettişi Ake Sellström ve BM'den silahsızlandırmadan sorumlu Angela Kane'i içereceğini yazıyor. Times ayrıca, Suriye'nin ilk defa bu BM ekibine ülkeyi ziyaretine izin verdiğini aktarıyor.

Times, Esad hükümetinin denetçilerin ziyaret alanını Han el Assal'la sınırlandırdığını da hatırlatıyor.

Independent: 'Filistinliler Kerry'nin barış girişimine sırtlarını döndü'
Independent gazetesi, İsrail'in Batı Şeria'da yerleşim inşa etmeye devam etmesiyle Filistinlilerin Amerika Dışişleri Bakanı Kerry'nin barış planı girişimine katılmaya karar vermekte zorlandığını yazıyor.

Gazete, Filistin'in Arap Birliği'nin de onay verdiği barış görüşmelerine katılma kararı alması beklendiği bir dönemde beklenmedik bir şekilde Filistin Kurtuluş Örgütü toplantısının karar alınmadan sonlandığını yazıyor.

Independent, karar alınmamasına neden olan en büyük sorunun İsrail'in Batı Şeria'da yerleşimlerin inşaatına devam etmesi olduğunun tahmin edildiğini de aktarıyor.

Almanya Basını
Alman gazetelerinde Avrupa Adalet Divanı'nın aldığı karar ve Rusya'da Putin karşıtı avukat Aleksey Navalni'nin mahkum edilmesine ilişkin yorumlar öne çıkıyor.

Avrupa Adalet Divanı, Dünya ve Avrupa futbol şampiyonalarında maçların şifresiz televizyon kanallarından da izlenebilmesi konusunda AB ülkelerine hak verdi. Neue Ruhr Zeitung yorumunda bu konuyu irdeliyor:

“FIFA ile UEFA, Avrupa ve Dünya şampiyonalarındaki futbol karşılaşmalarının sadece şifreli televizyon kanallarından yayınlanmasını istiyordu. Sadece mahkemeye yapılan müracaat bile bu iki kuruluşun futbolu geniş kitlelere yayma gibi bir amaç taşımadığını gözler önüne seriyor. Onlar için önemli olan mümkün olduğunca çok para kazanmak. Bu genel manzaraya da çok uygun düşüyor. Bu kapsamda Avrupa ya da Dünya şampiyonalarını düzenleyen ülkelerin doğrudan ya da dolaylı olarak vergiden muaf tutulması iyi bir örnek. O yüzden Blatter ya da Platini gibi yöneticilere artık sınırlarını gösterme zamanı gelmiştir. Yeni mahkeme kararı her anlamda memnuniyet verici. Ve her şeyden önce de bu kararın hedefinde yoksullar bulunmamaktadır.”

Frankfurter Rundschau gazetesinin konuya ilişkin yorumu şöyle:

“Yargıçlar, alınan kararın gerekçesinde bilgi alma özgürlüğüne atıfta bulunuyor. Bu karar başka alanlarda da, örneğin ABD ile başlatılan yeni serbest ticaret antlaşması müzakerelerinde ya da ABD Ulusal Güvenlik Kurumu'nun (NSA) adının karıştığı dijital casusluk skandalı kapsamında da tüketici haklarının güçlendirilmesini gündeme getirebilir. Ancak futbolu da kültürel bir olay olarak algılayacak olsak bile, insanların televizyondan sunulan operaları, tiyatro gösterilerini ya da sergileri izleme ve bilgi edinme hakları yok mu? Alman birinci ve ikinci kamu televizyon kanalları ARD ile ZDF izleyiciden bunları esirgiyor, onun yerine parayı futbola akıtıyor. Futbol dünyanın neredeyse en önemsenen aktivitesi olsa bile temel insan hakları arasında sayılmaz.”

Rusya'daki muhaliflerin öncü isimlerinden avukat Aleksey Navalni, bir kamu şirketinde yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle suçlu bulundu ve beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin yorumunda şu görüşler göze çarpıyor:

“Kremlin’in Navalni’yi gelecek devlet başkanlığı seçimlerine kadar cezaevine kapatmayı gerekli görmesi, avukat Navalni’nin siyasi yeteneklerinin çok iyi olduğu şeklinde yorumlanabilir. Rus muhalefeti açısından bu durum sadece potansiyel bir lideri yitirmek değil, liderlik becerisine sahip olan herkese göz dağı vermek anlamına da geliyor. Bu gelişme ile birlikte Rusya’da demokratik güçlerin yeşermesi fırsatı da kaybolmuş oluyor. Hem Rusya hem de Avrupalı komşuları açısından hayra alâmet olmayan bir gelişme bu. Putin’in iki dönem daha, 2024’e kadar Kremlin'in efendisi olması olasılık dışı değil. Bu da Rusya’yı Avrupa politikaları açısından sürekliliği olan bir sorun haline getiriyor. Rusya ancak Putin’den sonra yeniden Avrupa’nın partneri olabilir.”

Berliner Zeitung, Aleksey Navalni hakkında verilen sert karara ilişkin şu yorumu yapıyor:

“Bu karar, Rusya'da yönetimin başındaki düşüncesiz sistemin mantığı ile hareket edildiğini ve bunun bir satranç oyuncusunun hamlesi olmadığını görenler için sürpriz değil. Kim bu mekanizmaya karşı durmaya kalkışıyorsa, o kişi anında sistemin dışına itiliyor. Ve mahkeme kararı ne kadar ağırsa, bu kişinin bir daha ortalarda görünmemesi de o ölçüde olası. Kim ki Putin'in Rusyası'nda tıpkı yolsuzluklarla mücadele eden Navalni'nin yaptığı gibi ‘hırsızı yakalayın' diye bağırıyorsa, o kişi bizzat hırsız muamelesi görüyor. Gerçek hırsızlar iş başında kalabilsin diye…”

(diğer ülkelerden de örnekler yüklenecek)
(bbc türkçe/dw türkçe)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.