Header Ads

İzmir'de Gezi Parkı Direnişi: Sivil İtaatsizlik Çadırları Her Gün Artıyor



İzmir'de 5. gününe giren sivil itaatsizlik çadırlarına her geçen gün katılım artarken, İzmirli direnişçiler neden Gündoğdu Meydanı'nda olduklarını açıkladı.

HDK olarak bir yıldan beridir bu mücadele içerisinde yer aldıklarını söyleyen Erol Akcan, "Bugün bu mücadelemiz yaşam alanlarının tahribatını önlemeye yönelik. Bizim yaşam alanlarının, orman arazilerinin dönüşüm adı altında katledilmesine tahammülümüz hiçbir zaman olmaz, olmayacaktır" dedi.

"Taksim Gezi Parkı'nın önemi aslında 1 Mayıs’tan önce algılansaydı diğer tüm çevreler açısından, bu olumsuzluklar yaşanmazdı" diyen Akcan, şöyle devam etti: "Gezi Parkı'nda yaşanan birkaç ağaç meselesi değil, yaşam alanlarımızın tahribatı söz konusu olduğu zaman bu halkların verdiği tepkidir. Bugün bu direniş, AKP Hükümeti'nin 11 yıldan beri yaptığı katliamlar, olumsuzluklar, zulümler, cinayetler ve hak ihlallerine karşı tepkinin yansımasıdır. HDK olarak Taksim’e, Kızılay’a destek olmak için, ülkemiz halklarının farklı düşüncelerine ses olmak için, Kürt haklarının tanınması için, AKP sistemine karşı taleplerimizi haykırmak için, işçilerin, emekçilerin, mazlumların sesi olmak için, ötekileştirilmiş tüm çevrelerin hakları için buradayız, mücadelemizi sürdürüyoruz."

'AKP BU SEFER HALKIN DUVARINA ÇARPTI'
KESK Şubeler Platformu Sözücüsü İsmail Akyol ise Taksim eylemlerine yöneliAKP'inn tavrını eleştirdi, "AKP Hükümeti bu sefer gerçekten de halkın duvarına çarpmıştır" dedi.

Toplumun tüm kesimlerinin alanlara çıktığını hatırlatan Akyol, "KESK olarak tüm bu kesimlerle bir bütün olmak için buradayız. Böylesine bir sürece duyarsız kalmamak için, KESK çadırını buradan kaldırtmamak için, halkı yalnız bırakmamak için, halkın sıcak ve umut dolu taleplerini gerçekleştirmek için, AKP iktidarının 10 yıldan beri, bencil ve tek taraflı tutumuna karşı durmak için, halkın öfkesini dikkate almayan AKP iktidarının ve özellikle Başbakanın otoriter tutumuna karşı durmak için buradayız" diye belirtti.

'BU BÜYÜK BİR PATLAMADIR'
Haksızlığa, antidemokratik uygulamalara karşı direnişte yer aldığını söyleyen Kızbes Aydın ise gerekçelerini şöyle sıraladı: "Doğanın katledilmesine, AKP diktatörlüğüne karşı buradayız. 11 yıldır halk hep susturuldu, hep bastırıldı. Artık bu büyük bir patlamadır. Çünkü artık adaletsizliğe, haksızlığa antidemokratik baskılara karşı bir olmak için buradayız. Bir kadın olarak, bir devrimci olarak, bir demokrat olarak buradayım."

Sosyalist Gençlik Derneği Federasyonu üyesi Esra Ayyıldız, gençliğin taleplerini dile getirmek için direnişte yer aldıklarını vurguladı. Ayyıldız, şöyle devam etti: "SGD, gençliğin eşit, parasız ve bilimsel eğitimi için savaşan, özgür eşit bir dünya hayali kuran bir gençlik örgütüdür. Yıllardır ülkemizde Anadolu ve Mezopotamya topraklarında var olan faşizm, AKP eliyle doruğa çıkarak insanları isyana sürüklemiştir. Günlerdir gerek barikatlarda gerek çadır kentlerde mücadele ediyoruz. Roboskî’de uçaklarla katledilen 34 canın, Reyhanlı'da katledilen insanların, polis kurşunuyla gençliğinin baharında aramızdan alınan Şerzan Kurtların hesabı için, Alevi ve Kürt halklarının haklı talepleri için, devrim ve sosyalizm talebi için mücadeledeyiz, buradayız."

Yeni Kapı Tiyatrosu'ndan Bora Şahinkara, YEKAT olarak tüm toplumsal sorunlara duyarlı olduklarını kaydetti. Gezi Parkı direnişinin ilk gününden beri ön saflarda yer aldıklarını söyleyen Şahinkara, sonuna kadar direniş içerisinde olacaklarını bildirdi.



'SANATÇI TOPLUMUN AYNASIDIR'
İzmir Müzisyenler Derneği'nden Abdullah Yaşa da şunları söyledi: "Türkiye’de yaşanan bu süreçte, herkes tepkisini dile getiriyor, herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Özellikle burada iş sanatçılara düşüyor. Sanatçılar toplumun aynasıdır. Sanatçısız bir toplum boş ve renksiz bir toplumdur. Bizimde taleplerimiz bizimde isteklerimiz var. Mesele sadece üç beş ağaç değildir. Direniş ateşine müziğimizle katılmak için, direnişe devam demek için buradayız."

Genç- Sen üyesi Asım Umut Akarca, "Dünyada küresel bir kriz var. Türkiye’yi teğet geçmeden yapamadı. AKP bu krizden etkilenmemek için tüm alanlarda Türkiye halklarının, haklarına, yaşam alanlarına ve doğal yaşamına saldırdı. Bizde ülkenin gençleri olarak, halklarımızı yalnız bırakmamak için buradayız. Buradaki direnişe halklarımızın arasına katılmak için buradayız" diye konuştu.

AKP'nin her alanda yıkım politikalarını sürdürdüğünü söyleyen Öğrenci Kollektiflerinden Esin Çalışkan, "Üniversitelerde eğitim mücadelesi veren, antiemperyalist mücadele veren öğrenciler olarak, AKP’yi üniversitelere hiçbir zaman almadık. Üniversitelere geldiklerinde onları yumurtalarla, ıslıklarımız ve sloganlarımızla karşıladık. Bugün burada halk sokakta, AKP Hükümeti'nin 11 yıllık iktidarlığına karşı öfkesini kusuyor. Bizde Öğrenci Kolektifleri olarak; üniversitelerin, öğrencilerin, gençliğin bir motor gücü olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden halkımızın yanındaki yerimizi almak için buradayız" dedi.

'HALK AKP'YE 'DUR' DEDİ'
Ezilenlerin Sosyalist Partisi üyesi Sercan Üstündağ, "AKP Hükümeti'nin, iyice pervasızlaşan işçi ve emekçilere yönelik saldırılarına karşı dur demek için" direnişte yer aldıklarını söyledi.

1 Mayıs'ta yaşanan saldırıları hatırlatan Üstündağ, şöyle devam etti: "1 Mayıs’ta azgınca saldıran AKP, işçileri emekçileri, ezilenleri kent meydanlarından sürüp varoşlara tıkmak istiyor. 6- 18 Mayıs'ta yapılan eylemlere yapılan saldırılarla halkın yürüyüş hakkını, protesto etme hakkını elinden almak istiyor. Şimdide Gezi Parkı'na insanların kent hakkını, konut hakkını, insanca yaşama hakkını elinden almak için saldırıyor. Ancak bugün gördük ki; bu son saldırı halkın yıllarca içinde tutuğu öfkeyi dışarı çıkarmıştır. Artık halklarımız AKP Hükümeti'ne 'dur' demiştir. Ezilenlerin Sosyalist Partisi de tüm yöneticileriyle tüm üyeleriyle en önde mücadele etmeye devam ediyor. Halkımızın birleşik direniş cephesini örmek için buradayız görev başındayız."

'GELECEĞE YÖNELİK İSYAN HAREKETİ'
SDP üyesi Kerem Canik, direnişi "geleceğe yönelik isyan hareketi" olarak tanımladı.

Canik, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bugün yaşadıklarımız halkında ön saflarda yer aldığı bir isyan, bir komin deneyimidir. Bu deneyim içerisinde sokaklara sahip çıkmak adına buradayız. Türk polisi ne yapsa 'doğrudur' derken bugün insanlar artık bu ülkenin polisi dememeye başladı. Geçtiğimiz günlerdeki olaylardan da anlaşılacağı gibi bu ülkenin halkları polisi karşısına aldı ve hakları için savaştı. Sonuç olarak, bugün bu nokta kaynama noktasıdır. Alanlar, sokaklar, meydanlar işçi sınıfınındır. İşçilere emekçilere İzmir halkına destek olmak için buradayız. Sokakları terk etmeyerek direnişi yükseltmek adına buradayız."

EMEP İl Başkanı Abdurrahman Saran, "Emek kesimi olarak halkın isteklerini halkın tüm kesimlerini birleştirmek gibi bir isteğimiz var. Emekten, barıştan, demokrasiden yana olan en geniş kesimleri birleştirmek için buradayız. Bu meydanda on binlerce kişi toplanıyor. Emek Partisi olarak halkın iktidarını sağlayıp AKP’nin diktatörlüğünü yıkmak için, Kürt Kardeşlerimizin haklarını sağlamak için özelleştirmelere ve sermayeye karşı durmak için buradayız ve mücadele ediyoruz" şeklinde konuştu.

Yeşil ve Sol Gelecek Partisi'nden Meryem Gülbulak, "Başbakanın zulmüne karşı, demokratik haklarımızın sömürülmesine karşı, gezi parkındaki katliama karşı olmak için buradayız" diye konuştu. Çevreci ve doğayı seven, onu koruyan bir parti olduklarını belirten Gülbulak, "Herkesle birlik olup, doğamızı korumak için onun katliamına karşı durmak için buradayız. Bu ülkenin zenginliklerini sermayecilere bırakmamak için buradayız ve mücadeleye katılmak için buradayız" dedi.

TKP üyesi Gerçek Delikan, "memleketteki emekçilerin, işçilerin, emekçilerin, bu düzenden rahatsız olan herkesin, yoksulların ezilenlerin yanında olmak için" direnişte yar aldıklarını ifade etti.

(ETHA)
foto: yeni asır/hürriyet

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.