Header Ads

Avrupa Basınında Bugün (17 Aralık 2012)


İngiltere Basını
Guardian gazetesi, Newton kentindeki silah seslerinin tüm dünyadan duyulduğunu belirtiyor.

Timesgazetesi ise Başkan Barack Obama'nın ülkede silah mülkiyetinin kontrol altına alınması için büyük baskı altında olduğunu belirtiyor.

Financial Times gazetesi ise bireysel silahlanmanın kontrolü kampanyasının başını Demokratların çektiğini, Cumhuriyetçilerin ise genel olarak bireysel silahlanmanın kısıtlanmasına karşı çıktıklarını aktarıyor.

Independentgazetesi, üzerinde ölenlerin isimlerinin yazılı olduğu bir Amerikan bayrağı fotoğrafını birinci sayfasına taşımış.

“Obama silah lobisine karşı çıkmalı”

Obama'nın silah lobisine karşı çıkmaya çağrıldığını belirten gazete, California senatörü, Dianne Feinstein'in eyalette bireysel silahlanmayı sınırlandırma vaadinde bulunduğunu belirtiyor.

Başkan Obama'ya silah lobisine karşı gelme çağrısını yapanların başını ise New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg'in çektiği ifade ediliyor.

Daily Telegraph gazetesinde ise, katliamı yapan 20 yaşındaki Adam Lanza'nın annesinin, ABD'de olası gördüğü bir ekonomik çöküntüye karşı silah sahibi olmayı seçtiği ayrıntısı yer alıyor.

Gazetenin baş karikatüründe ise, üzerinde ABD'de geçmişte düzenlenen benzer katliamların yılları kazınmış duman tüten kurşunların altında "Bir daha asla mı?" yazısı var.

Türkiye ekonomik olarak yüzünü doğuya çeviriyor

Guardian gazetesi, Türkiye ile ilgili bir ekonomi haber-yorumda, Avrupa Birliği üyeliği konusunda hayal kırıklığına uğrayan Türkiye'nin yüzünü doğuya çevirdiğini aktarıyor.

Phillip Inman imzalı yazıda, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yönelik olumsuz tavrına karşılık Amerikan otomotiv devi Ford'un Transit araç üretimini Kocaeli'de yapma kararı övülüyor.

Inman, "Avrupalı liderler, hatalarını değerlendirmek için dönüp geriye baktıklarında, yaptıkları en büyük hatanın Türkiye'nin Birliğe üye olmasını engellemek olduğunu görecekler" diyor.

Yazara göre, Türkiye'nin bir ayağı NATO üyeliği nedeniyle Batı kampında olmasına rağmen, ekonomik olarak Avrupa Birliği ile Türkiye'nin arası açılıyor.

Yazıda aktarılan rakamlara göre, Türkiye yedi yıl önce dış ticaretinin yüzde 67'sini Avrupa Birliği ile yürütürken, bugün bu rakam yüzde 39 düzeyinde.

Guardian yazarına göre, gelecek yıl öngörülen ekonomik yavaşlamayı aşma kapasitesi de bulunan Türkiye, Avrupa Birliği'ne ihtiyacı olan ekonomik desteği verebilecek durumda.

Yazıda, ana muhalefet partisi CHP'nin Hazine'den konularından sorumlu sözcüsü olarak tanıtılan Faik Öztrak'ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın etrafındaki her şeyi kontrol etmeye çalıştığı şeklindeki sözlerine de yer veriliyor.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, muhalefetin hükümetin otoriterleştiği yolundaki eleştirilere karşı çıktığının belirtildiği yazıda, bakanın asıl kaygılarından birinin kayıt dışı ekonomi olduğu da belirtiliyor.

Mısır’da yeni devrimin tohumları

Mısır'da tartışmalı yeni anayasa taslağı için düzenlenen referandumla ilgili bir haber yorum yayınlayan Daily Telegraph, referanduma katılımın düşük olduğunu, Müslüman Kardeşler hareketinin hile yaptığı yolunda iddiaların bulunduğunu ve muhtemelen evet ve hayır oylarının birbirine yakın olduğunu ifade ediyor.

Gazeteye göre, ülkede son dönemde yaşanan sosyal bölünme, yeni bir devrim hareketinin tohumlarını ekiyor.

Financial Times gazetesi ise referandum gününde ciddi sorunlar yaşandığını ve bu sorunların usulsüzlük yapıldığı iddialarına kaynak oluşturduğunu belirtip, Müslüman kardeşler yetkililerinin dahi bazı sorunları kabul etmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor.

“Rusya Esad’a sırtını dönmeli”

Gazete, Rusya ile Suriye ilişkileri konusunda yayımladığı bir yorumda ise, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ı gitmeye zorlamanın, Moskova'nın da çıkarına olduğu fikrini işliyor.

Esad'ın günlerinin sayılı olduğunu savunan gazete, Rusya'nın son dönemde isyancıların rejimi devireceğini kabul etmeye başladığını belirtiyor.

Rusya'nın "iç savaşın sonucu konusundaki pragmatizmini" memnuniyetle karşılayan Financial Times'a göre, bu sayede, daha şimdiden 40 bin kişinin ölümüne yol açan çatışmayı sonlandırmanın bir yolu bulunabilir.

Gazete, Moskova'nın yalnızca Suriye'deki askeri limanını savunma kaygısını gütmediğini; Esad rejimine verilen desteğin, bölgede ancak laik rejimlerin aşırı İslam'ı dengeleyebileceği inancına da dayandığını yazıyor.

Financial Times'a göre, Moskova, Libya'da da Batı'nın kendisine ihanet ettiğine inanıyor ve "aynı hataları tekrar etmek istemiyor."

Ancak gazete, yıkılmaya başlayan bir rejime destek vermenin Rusya'nın çıkarlarına uymadığını ve ülkenin, Suriye'deki dönüşümü hızlandırmaya başlaması gerektiğini de belirtiyor.

Almanya Basını
ABD'nin Connecticut eyaletindeki bir ilkokulda, cinnet getiren 20 yaşındaki bir genç tarafından toplam 27 kişinin katledilmesine Alman gazetelerinin yorum köşelerinde geniş yer veriliyor.

Süddeutsche Zeitung'da şu satırları okuyoruz:

“27 cana mal olan ilkokul katliamıyla, 2012 yılında ABD'nin sahne olduğu büyük silahlı eylemler on üçe yükseldi. Milli Marşında hür ve cesurların diyarı olmakla övünen bu ülkede her yıl on bin kişi vurularak öldürülüyor. 11 Eylül 2001'deki terör eylemlerinde öldürülenlerin üç katı kadar can silahlardan çıkan kurşunlarla kaybediliyor. Ama teröre savaş ilan edilirken, neredeyse fert başına bir ateşli silahın düştüğü ve 300 milyon özel silahın bulunduğu ABD'de bu belayla mücadele etmeyi kimse göze alamıyor. Bu durumu değiştirmek taziye değil, cesaret ister. Amerika'nın silah yasaları kurbanlarının kanıyla yazıla gelmiştir. Yasaları sertleştirmek sadece en kanlı hadiselerin etkisiyle mümkün olabilmiştir. Bu elim olayların tekerrür etmemesi için Başkan Obama ülkenin içinde bulunduğu şokun etkisinden yararlanıp silah çılgınlığına sivil savaş ilan etmelidir. Savaşı kaybetse de, uğrunda mücadele ettiği şeye değer. Aksi takdirde kendi ifadesiyle, ‘yüreği paramparça' bir başkan olarak kalacaktır.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung'un yorumunda da, yeniden seçilme endişesi olmayan Barack Obama'nın Amerikan silah lobisine savaş ilan etmesi gerektiği dile getiriyor:

“Okul dolaplarında, çekmecelerde ve okul çantalarında silah bulundurmak Amerika'yı daha güvenli hale getirmez. Nobel barış ödülü sahibi Barack Obama, sadece silah lobisini değil ama bütün Amerikalıları silahların daha sıkı kontrol edilmesi ve silah bulundurabilmenin ağır şartlara bağlanması gerektiğine ikna etmelidir. Başkanlığının ilk dönemindeki mütevazı iç silahsızlanma girişimi fayda etmedi. Amma bu kez yeniden seçilme hesapları yapmak durumunda değil. Bütün Amerika gibi Cumhuriyetçiler de, silahlanma hakkının mı yoksa ölüm korkusundan uzak okul ve üniversitelerin mi daha önemli olduğuna karar vermek zorundalar. Amerikan rüyasında şimdiye kadar Noel arifesindeki çocuk katliamına yer yoktu. “

Frankfurter Rundschau gazetesi, Mısır'daki anayasa referandumunu konu alan yorumunda bu oylamanın devrimin kaderini tayin edeceğini belirtiyor:

“Mübarek bütün Mısırlıları muhalefette birleştirmişti. Mursi ise onları bölüyor. Tahrir Meydanı'nın devrimcileri kandırıldıklarını düşünüyorlar. 800 cana mal olan ayaklanmaları hür ve haysiyetli yaşamak için verilmiş bir mücadeleydi. Şimdi, devrim trenine atlayan İslamcılar önlerine, İslamcılığın barbarlığını çağdışı otoriterlikle birleştiren bir anayasa koyuyor. Devrimciler için zor zamanlar.”

Nürnberger Zeitung Mısır'daki anayasa referandumuna şu satırları ayırmış:

“Arap dünyasının, bölgelerinde yapılan tarihi hatalardan ders alması zaman ister. Sünniliğin lideri sayılan Mısır'daki gelişmeler ise hiç der alınmadığını gösteriyor. Şiiliğin önderi İran'da başarısızlığa uğrayan şeriat devleti kurma girişiminin Mısır'da meyve vermeye başladığı görülüyor. Laik düzen isteyen muhalefetin ülkeyi terk etmekten başka çaresi kalmayacak. Mursi bundan böyle ABD'nin para yardımıyla da yola getirilemeyecek. Bütçesi açık vermeyen alternatif yardım gönüllüleri hazır: Suudi Arabistan ve Katar.”


(dw türkçe-bbc türkçe)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.