İran Nasıl İran Oldu?
![]() |
| - CEMRAN ÖDER - |
Şahların Şahı uzun bir aradan sonra yeni baskısıyla Habitus Kitap tarafından yayımlandı. Kitap, İran’da devrim öncesini, bunu yaratan koşulları ve sonrasında yaşananları gözlemler üzerinden aktarıyor. Yazarı Polonya asıllı Ryszard Kapuscinski gazeteci bakışı ile anlatıya farklı bir özellik katıyor. Öyle ki, Kapuscinski’nin kendine özgü yazım tarzı literatürde “sihirli gazetecilik” olarak adlandırılıyor. Özellikle Soğuk Savaş döneminde dünyanın en hareketli bölgelerinde yürüttüğü gazeteciliği sayesinde toplumsal değişimleri onun kaleminden okumak mümkün oldu. Yazarın, siyasal değişimleri ortaya çıkaran toplumsal dinamikler üzerine odaklanan üslubuyla Türkiye’de okurlar tarafından en bilinen kitabı Şahların Şahı da otuz yıl öncesinde yazılmasına rağmen güncelliğini koruyan bir çalışma.
Şahların Şahı, fotoğraflar, tanıklıklar ve anlatılar üzerinden ilerleyen bir kitap olarak 1978-1979 yılları arasında Tahran’da bulunan Kapuscinski’nin gözlemlerine dayanıyor. Yazar, yaşanmakta olan devrime tanıklık etme ve daha çok bu koşulları hazırlayan toplumsal dinamikleri anlama çabasıyla İran’a gidiyor. İnsanlar neden Şah’a karşı isyan etti ve ne oldu da yaşadığı Kum şehrinden hiç dışarıya çıkmayan 80 yaşındaki Humeyni’den medet umdular? Özünde bu sorunun yanıtını ararken bugünkü İran’ın kökenlerinin ya da Arap Baharı’nın toplumsal ve siyasal kodlarını da çözüyor okur. Kitabın güncelliği de burada yatıyor.
Sahne, bir kahvehanede televizyon izleyen kalabalıkla başlıyor. Ekranda Humeyni vardır ve halka seslenir. Olay örgüsü de buradan geriye doğru gider ve bir yıl öncesine kadar uzanan bir zaman dilimini kapsar. Yazar, neden bu yaşlı kendi halinde adamın bu derece sessizlik ve derin bir saygınlık içinde izlendiğini sorgulayarak başlar hikâyesine.
Ardından bir fotoğrafın anlattıklarıyla Pehlevi ailesinin hanedanlığına götürüyor bizi. Şah Rıza’nın taht için hazırlanması ve peşi sıra devam eden Şahların mutlakiyetine Kapuscinski’nin usta, yalın, anlatımıyla tanıklık ediyoruz. Bir tarafıyla İran modernleşmesine ayna tutan Şahların Şahı, diğer yönüyle benzer süreçleri yaşayan Doğu toplumlarındaki Batı tipi modernleşmenin toplumsal uyuşmazlığına da dikkat çekiyor. Şah yönetiminde halkın giderek yoksullaştığı, şahların ise nasıl zenginliğine zenginlik kattığını, Şah’ın polis baskı gücü Savak’ın korkutucu gücüne, şiddetine, güçle bastırılan muhalefete, Soğuk Savaş’ın İran üzerinden yürütülen çıkar çatışmalarına ve tüm bunların karşısında toplum düzeyinde bir umut olarak yükselen Humeyni kutsallığına şahit oluyoruz. Bu yağmurdan kaçarken doluya tutulma hali ve devamında bugüne gelinen süreçte halkın ‘kaderine’ razı olmasının hikâyesi anlatılıyor.
Kapuscinski, diliyle ezberlerimizin dışında farklı bir İran anlatırken bunu bir tarihi roman tadında yapıyor. Şahların Şahı’nı benzerleri anı kitaplarından farklı kılan da sadece tanıklıklar üzerinden gitmenin aksine bir romanı takip eder bir okumadan kaynaklanıyor. Burada okura da, ustaya şapka çıkarmak düşüyor.
Şahların Şahı
Ryszard Kapuscinski
Çeviren: Oktay Döşemeci
Habitus Kitap
2012, 128 sayfa, 12 TL.
*Radikal Kitap

YORUM YAZIN