Header Ads

Cumartesi Anneleri'nin 399. Buluşması: Dosyalarımızı Ankara'nın Karanlık Dehlizlerine Terk Etmekten Vazgeçin


Cumartesi Anneleri, kayıplarının bulunması ve faillerinin cezalandırılması için 399. kez Galatasaray'da buluştu. Ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ve karanfillerle, kaybedenlerden hesap soran aileler, açlık grevlerine dikkat çekerek, Başbakan Erdoğan ve AKP Hükümeti'ne seslendi, ""Ölüm riskinin arttığı kritik bir aşamaya gelinmesine rağmen grevcileri tahrik edici, provokatif üsluptan vazgeçin" dedi.

Aileler bu hafta, 18 yıl önce kaybedilen Nihat Aydoğan'ın dosyasını açıkladı.

NİHAT AYDOĞAN NASIL KAYBEDİLDİ?

Nihat Aydoğan, Mardin'in Midyat İlçesi'ne bağlı Doğançay Köyü'nde yaşıyordu. Korucu olmayı kabul etmeyen köylüler üzerinde büyük baskı vardı. Aydoğan'ın oğlu Fevzi Aydoğan, PKK saflarına katıldı. Baba Nihat Aydoğan bunu üzerine defalarca gözaltına alınarak, işkenceli sorgulardan geçirildi.

1993 yılında Fevzi Aydoğan'ın çatışmada öldüğü haberi üzerine, 31 Kasım 1994 tarihinde Aydoğanların evi basılarak, baba Aydoğan gözaltına alındı. Baba Aydoğan, önce Midyat Karakolu'na ardından da, Mardin Jandarma Karakolu'na götürüldü.

Ailesinin tüm girişimleri sonuçsuz kaldı, 39 yaşındaki Nihat Aydoğan'dan bir daha haber alınamadı.

Uzun yıllar sonra toplu mezarlarda eşini aramak isteyen Halime Aydoğan, Midyat Nüfus Müdürlüğü'ne başvurunca, nüfüs kütüğünde eşinin ölü gösterildiği ortaya çıktı. "Ölüyse, ölüm tutanağı nerede?", "Mezarı nerede?" soruları yanıtsız kaldı.

'EŞİME NE YAPTINIZ?'

Bugünkü eylemde ilk olarak söz alan Halime Aydoğan, Kürtçe yaptığı konuşmada 18 yıldır eşinin kemiklerine bile ulaşamadıklarını belirtti. Devlete, "Eşime ne yaptınız?" diye soran Aydoğan, "Öldürdüyseniz kemiklerimizi verin. Bir mezarımız olsun" dedi.

Eşinin dışında ailesinden 4 kişinin da kayıp olduğunu anlatan Aydoğan, kayıplarının fotoğraflarını gösterdi, "Hesabını soracağız" diye konuştu.

Cezaevlerinde devam eden açlık grevleri karşısında hükümetin tutumunu eleştiren Halime Aydoğan, "Sizin vicdanınız bu kadar" dedi.

İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına yapılan açıklamada, Aydoğan'ın kaybedildiği dönemde, Cumhurbaşkanı'nın Süleyman Demirel, Başbakan'ın Tansu Çiller, İçişleri Bakanı'nın Nahit Menşete, Genelkurmay Başkanı'nın İsmail Hakkı Karadayı, OHAL Valisi'nin Ünal Erkan olduğu hatırlatıldı. Açıklamada, "Bu isimleri Nihat Aydoğan'ın kaybedilmesinden sorumlu tutuyor ve yargılanmalarını istiyoruz" denildi.

'İNSANLIK ONURUNU SAVUNMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ'

Açıklamada, 67. gününde devam eden açlık grevlerine dikkat çekilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı: "'Kayıplarınızın sorunu, kabinemin de sorunudur' deyip, dosyalarımızı Ankara'nın karanlık dehlizlerine terk etmekten vazgeçin. Açlık grevlerinin 67. gününde ölüm riskinin arttığı kritik bir aşamaya gelinmesine rağmen grevleri tahrik edici, provokatif üsluba son verin. Filistin mahpusların açlık grevini, 4. haftasında diyalogla çözen İsrail'in gerisine düşmekte beis görmemesi hep bu yüzden. Başbakan bilmeli ki, meşru haklarını almak için bedel ödemekten korkmayanlarla, boyun eğmedikleri için insan kalanlarla inatlaşmanın kazananı kendisi olmayacak. Çünkü güç geçicidir, kalıcı olan insanlık onurudur. Biz kayıp yakınları ve hak savunucuları insanlık onurunu sahiplenmekten vazgeçmeyeceğiz."

Bugünkü eylemde söz alan kayıp Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun, kayıplarının "politik kimlikleri, dilleri" nedeniyle kaybedildiğine dikkat çekti, "Onlar, dillerine, kimliklerine sahip çıktılar. Bu nedenle devlet onları kaybetti. Bugün de cezaevlerinde binlerce tutuklu, kimlikleri için bedenlerini ölüme yatırdı. Devlet bu kadar kör ve çözümsüz. Ancak biz dün olduğu gibi bugün de yakınlarımızın yanındayız" diye konuştu.

AKP Diyarbakır Milletvekili Alev Eronat'ın açlık grevcileriyle yaptığı konuşmayı hatırlatan Tosun, Eronat'a şöyle seslendi: "Sen hiç konuşma. Çünkü sen hırsızsın. Hatip Dicle'nin milletvekilliği düşürülünce, oraya seçildin. Seni oraya halk seçmedin. Para için gittin oralara. Şimdi de oturmuş, paranın, çayın, şekerin hesabını yapıyorsun. Sen nasıl bir insansın?"

Aileler, konuşmaların ardından 400. haftada buluşmak üzere eyleme son verdi. (etha)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.