Header Ads

BDP'li Milletvekilleri de Açlık Grevini Sonlandırdı


Abdullah Öcalan'ın, "açlık grevlerini bırakın" mesajını açlık grevindeki tutuklulara ileten BDP milletvekilleri, bir kez daha tutuklularla görüştü.

Tutukluların, "Açlık grevini bırakıyoruz" şeklindeki açıklaması üzerine Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, BDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Özdal Üçer, Sabahat Tuncel, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir DTK binasında basın açıklaması yaptı.

Basın toplantısına Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan'da katıldı.

Burada konuşan BDP Eşgenel Başkanı Gültan Kışanak, cezaevlerinden alınan kararın herkesin rahat nefes almasına denen olduğunu belirtti.

Kışanak, şunları söyledi: "Cezaevlerindeki arkadaşlarımız açlık grevini bugün itibaren sonlandırdıklarını belirtti. Bu açlık grevleri göz önüne alındığında amacına ulaşmıştır. Türkiye’nin siyasal tarihinde önemli bir direniş sayfası olarak yerini aldı. Başbakanın bütün olumsuz yaklaşımlarına, tahrik edici, itibarsızlaştırmaya çalışan yaklaşımlarına karşın Kürtler ve Türkiye halkı, demokratik güçleri, vicdani ve insanı yaklaşımı olan herkes bu mücadeleyi ve talepleri sahiplendi."

Milyonlarca insanın ayağa kalktığını kaydeden Kışanak, "Biz 68 günü hem Türkiye’nin siyasal tarihinde, hem Kürt halkının özgürlük mücadelesinde önemli bir dönem noktası olarak görüyoruz. Söz söyleyen, dua eden, olumsuz gelişme yaşanmadan sonuçlanmasında katkısını sunan herkese teşekkürler" dedi.

Kışanak, şöyle devam etti: " Takdir edilecek çabadır. Herhangi bir insanın yaşamına zarar gelmeden sonuçlanması için güçlü bir çağrı yaparak, eylemin sonuçlanmasında en önemli rolü ve katkıyı sundu. Hepimiz 60. günden sonra her saniye olası bir olumsuz gelişme haberi duyabiliriz kaygısıyla yaşadık. İmralı’dan gelen çağrı hepimize nefes aldırmıştır. Türkiye’yi açıkça bir kaosun felaketin kıyısından alan bir açıklama olmuştur. "

'ÖCALAN, KRİTİK VE KİLİT ROLE SAHİP'

Açlık grevlerinin sona erdiğini ancak sorunların bitmediğini söyleyen Kışanak, "Kürt sorunun barışçıl demokratik yöntemlerle çözülmesi için müzakerenin vakit geçirilmeden başlaması için" ellerinden gelen çabayı göstereceklerini vurguladı.

Öcalan'ın bu anlamda en kritik ve kilit role sahip olduğunu kaydeden Kışanak, şunları vurguladı: "Sayın Öcalan en önemli kritik ve kilit bir role sahip olduğunu bir kez daha göstermiştir. Sağlıklı koşullara kavuşarak bu müzakerenin yürütebileceği konuma sahip olmalıdır. Bu bir irade beyanıdır. AKP Hükümeti'nin de devletinde bu irade beyanına saygı göstermesi, dikkate alması gerekiyor. Bundan sonra olumlu bir sürecin önünün açılması için adım atmasını bekliyoruz. Bu nedenle bir kez daha hiç kimse beklemeden, bir dakikayı heba etmeden bu mücadeleyi en güçlü şekilde yürütüp barışın, çözümün önünü açacak koşullar yaratmaya çalışacağız."

TUĞLUK: MÜZAKERE BAŞLASIN

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Aysel Tuğluk, defalarca Kürt meselesinin siyasal ve demokratik çözümünde Öcalan’ın rolüne işaret ettiklerini hatırlatarak, "Bu meselenin çözümlenmesi isteniyorsa Öcalan’ın muhatap alınması gerektiğini ifade ettik. Bu ifade ettiğimiz şeylerin ne kadar gerçek olduğunu bugün somut olarak yaşıyoruz" dedi.

Öcalan'ın, olumsuz iyi bir şey yaşanmadan sürecin sonuçlanmasını sağladığına dikkat çeken Tuğluk, şunları söyledi: "Türkiye, Kürt sorununu demokratik çözümünü sağlamak istiyorsa Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılmalı, iletişimi sağlamalı, müzakere sürecini başlatmalıdır. Ortaya çıkan bu toplumsal iradeye saygı gösterilmelidir. Bundan sonraki çabamız bu meselenin barışçıl sürece evrilmesi, ölümün yerine yaşamın kazanması için mücadele etmek olacak. Yeni başlangıçlar yaratabiliriz. Barış için çözüm olgunlaşmıştır. Bundan sonra en büyük sorumluluk AKP’ye aittir. Çözüm programı sunulmalıdır. Türkiye tarihi bir karar vermekle yüz yüzedir. Ya demokratik barışçıl yöntemlerle çözecek, ya da ciddi bir kırılmayı yaşayacak. Biz ısrarla ve inatla birlikte yaşamayı savunuyoruz."

'KÜRTLER DİRENİŞ BEĞENDİREMEDİ'

BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, 68 gün boyunca kulaklarında sık sık 12 Eylül ve 19 Aralık 'Hayata dönüş' operasyonunun mimarlarının sesinin çınlandığını söyledi.

Önder, şöyle devam etti: "Kenan Evren ne diyordu ise Hikmet Sami ne diyor ise, bu direniş karşısında devletin çıkardığı seste bu tür homurtulardan ibaretti. İnsani bir ses duyamadık. Tahrir'e güzellemeler diziyorlardı. Fakat Kürt halkının evlatları, cezaevlerini Tahrir'e döndürmüştür."

Son bir haftada yaşananları görmek için Diyarbakır sokaklarında kısa bir gezintinin yeterli olacağını söyleyen Önder, "Ancak bir işgal hukuku, işgalci bir kuvvet bir kentin ana caddelerine, ana arterlerine, tanklarını her sokak başına dizmek suretiyle önlem alabilir. Bir devlet kendi halkına karşı böyle önlem alamaz. Düşman hukukuyla yaklaştığınız bir halktan kardeşlik beklemek ancak aymazlığın ürünüdür" dedi.

"Kürtler ümit etmeyi bıraktılar, sadece annelerin oturduğu çadıra 38 gaz bombası atarsan senden ümit edilecek bir şey kalmamıştır" diyen Önder, şöyle devam etti: "Kürtler, bu beyzadelere bir türlü direniş beğendiremiyor. Gandi var diyorlardı. Gandi yapınca bilgelik oldu, Kürtler yüz binlere taşıyınca eleştiri oldu. Demokratik siyaset alanı bu kadar daraltılmasaydı, ne savaş ne açlık grevleriyle işgal edilmeyecekti."

CEZAEVİNDEKİLERDEN TEŞEKKÜR 

Önder, cezaevlerindeki tutukluların mesaj gönderdiğini söyledi ve devam etti: "Bu sürece zehirli bir dille şeytanlaştırmak isteyenler kadar hümanizm ile yaklaşanlar da oldu. Cezaevindekilerin en seçkin teşekkürü okullarından eve giderken siyasi tutsaklar onurumuzdur diyen öğrencilereydi. Kendilerinin iradesi değil, gizli gizli besleniyorlar diyenlere ise ‘Vebalimizi alıp kendi karanlık yüzlerini tüm insanlığa aşikar ettiler’ diyerek teşekkürlerini ilettiler."

Milletvekili açıklamanın ardından, halka karanfil dağıtarak, açlık grevini bitirdi. (etha)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.