Vicdani Retçi Halil Savda: Barışın Dili Konuşulsun, Savaşın Dili Terk Edilsin
1 Eylül Dünya Barış Günü Uludere'den yola çıkan vicdani retçi Halil Savda ve arkadaşları 50. günde Ankara'ya ulaştı.
1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Uludere’den Ankara’ya barış yürüyüşü başlatan vicdani retçi Halil Savda Ankara yürüyüşünü tamamladı. Savaşa, savaşın getirdiği insan hakları ihlallerine ve yaşanan ölümlere dikkat çekmek için yola çıkan Savda, Ankara’ya gelmesinin ardından Dikmen Halkevi tarafından karşılandı. Savda, Ahmed Arif Parkı’nda Halkevcilerle ve kendisini karşılamaya gelen barış savunucularıyla buluştu.
Dikmen’de toplu kahvaltı etkinliği yapılmasının ardından Kızılay’a doğru yürüyüşe geçen Savda ve barış savunucuları, Sakarya Meydanı’nda Ankara emek ve demokrasi güçlerinin de aralarında bulunduğu büyük bir kitle tarafından karşılandı. Sakarya Meydanı’nda AKP’nin savaş politikalarına “Her dilde, her yerde, barış hemen şimdi” sloganlarıyla tepki gösterildi.
Barış yürüyüşünü bitiren Halil Savda'nın TBMM önünde yaptığı basın açıklaması ise şöyle;
Roboski'den yola çıktığımızda oradaki acılı aileler acılarına ragmen bizi kucaklarına bastılar ve Ankara'ya barış çağrılarını iletmemizi istediler.
Yola başladığımızdan bu yana 50 gün geçti. Bizler Türkiye'nin dört bir yanından barış için bir araya geldik. Barış için yürüdük. Geçtiğimiz her yerde herkes acılarını bizimle paylaştı. Ve bunu meclise taşımamızı istediler.
Biz bu coğrafya da barışın dili konuşulsun, savaşın dili terk edilsin istiyoruz. 30 yıldır devam eden sorunun savaşla değil müzakereler ile ve ancak Meclisin çözeceğine inanıyoruz.
Bu çözümle ilgili olarak AKP Başkanı Tayyip Erdoğan Refah-Yol döneminde hazırladıkları Kürt raporuna baksınlar. Oradaki rapor bile çözüme ışık olacaktır.
Bu savaş artık böyle devam edemez. Biz barış yürüyüşçüleri olarak müzakerelerin başlaması ve bir barış dili oluşturulmasında ısrarcıyız.
Meclisten tezkerenin çıkışı Akp'nin Suriye'ye karşı tutum ve politikasının tehditkar ve müdahaleci olduğunu gösteriyor. Bu dil terk edilmeli demokratik ve özgürlükçü talepler desteklenmeli, Suriye kendi iç meselesinde kendi çözümünü üretmelidir.
Tüm barış gönüllerine bu yürüyüşte emeği geçen herkese teşekkür ederim.

YORUM YAZIN