Header Ads

Ceylan 3 Yıl Önce Hayatını Kaybetti: Ne Adalet Geldi, Ne Gözyaşı Dindi


Ceylan Önkol... Evinin yakınlarında hayvan otlatırken askerlerin attığı bomba sonucu ölümünün üzerinden üç yıl geçti. Son yirmi yıl içerisinde savaşta ölen 370'i aşkın çocuktan sadece biri. Onun ölümü de, kendisinden önceki ve sonraki çocuk ölümleri gibi adalet beklentilerini de toprağa gömdü. Ceylan'la ilgili soruşturmada bir arpa boyu yol alınmadı. Aile, cinayetin aydınlatılacağına inanmıyor.

Ceylan Önkol’un, Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde hayvanlarını otlattığı sırada bomba patlaması sonucu parçalanmasının üzerinden üç yıl geçti. Ceylan, 28 Eylül 2009 tarihinde Lice’nin Şenlik Köyü yakınlarında hayvanlarını otlatırken bir anda büyük bir patlama oldu. Yetişenler, 12 yaşındaki Ceylan’ın parçalarını gördü sadece. Savcı, “can güvenliği”nin olmadığı iddiasıyla olay yerine gitmekten kaçındı. Olay yeri görüntüleri bile, köylülere teslim edilen kameralarla çekildi. Anne Saliha Önkol, kızının parçalanmış bedenini, eteklerine doldurarak topladı...

Aile, insan hakları savunucuları cinayetin peşini bırakmadı. Ceylan’ın ölümüne, Yayla Karakolu’ndan atılan bomba neden olmuştu. Dava açılmasına rağmen ne bir sanık ne bir gözaltı kararı var. Üç yıl boyunca soruşturmadaki tek somut gelişme, MKE’nin hâlâ tartışılan ve Ceylan’ı suçlu gösteren raporu oldu. Raporda “Tüm dosya kapsamı olay yeri ve ölenin fotoğrafları incelendiğinde atılan bir havan mühimmatının isabet etmesi değil yerde bulunan patlamayan bir bomba atar mühimmata elindeki tahra denilen demirden cisimle çömelerek, vurması sonucu olabileceği” iddia edildi.

Adli Tıp uzmanları ise Ceylan'ın herhangi bir patlayıcıya vurmadığını, savunma pozisyonundayken öldüğünü ortaya koydu. Dosya, şu anda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde.


'KARA TOPRAĞI ÇİÇEKLERLE SÜSLÜYORUZ ÜÇ YILDIR' 
Anne Saliha Önkol, “Ceylan’ımın yaşıtları kocaman oldular, gelinlik kız oldular. Onlar gelinlik giyerken biz kara toprağı çiçeklerle süslüyoruz üç yıldır. Üç yıldır tek isteğimiz kızımın katillerinin bulunmasıydı. Ama baktığınızda ortada ne bir suçlu var ne de bir katil. Ceylan’ımı benden alıp koparanlar ortada yok. Hâlâ bana ‘Kızını öldüren budur, onu cezalandırıyoruz’ diyen yok. Adaletin yerini bulacağına dair inancım artık hiç yok” diyerek isyan ediyor adaletsizliğe.

'KORKUM DAHA BAŞKA CEYLANLARIN TOPRAĞA DÜŞMESİ' 
Baba Raif Önkol, “Çocuğum suçsuz yere öldürüldü, tam üç yıl oldu. Bırakın bu sürede katilleri bulmayı, bir de kızımı suçlu göstermeye çalışıyorlar. Artık benim bu işin aydınlanacağına inancım yok. Korkum daha başka Ceylanların toprağa düşmesi” diyor, tepkiyle.

Babanın kaygısı boşa değil. 9 yaşındaki Sera Yavuz, geçtiğimiz mayıs ayında Muş merkeze bağlı Kızılağaç beldesinde, el bombasının patlaması sonucu öldü. 13 yaşındaki Oğuzcan Akyürek, Mayıs 2010'da Van Özalp ilçesinde Mustafa Muğlalı Kışlası'nın yakınında oynarken meydana gelen patlamada öldü. 5 arkadaşı yaralandı.

Son yirmi yılda 370'i aşkın çocuk öldü. Tek bir sorumlunun yargı önüne çıkarılmaması, adaletin sağlanmaması, baba Raif Önkol'un kaygılarını doğruluyor. Çünkü başka Ceylanlar ölmeye devam ediyor. (etha)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.