Aleviler 30 Eylül'de Ankara'da
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel, Alevi Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Hüsniye Takmaz ve Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Doğan Bermek, AKP Hükümeti'nin artan baskılarına karşı 30 Eylül'de Ankara'da olacaklarını duyurdu.
Ortak açıklamada, AKP Hükümeti'nin inkar ve asimilasyon politikasında ısrar ettiği belirtilerek, "Başbakan, TBMM Başkanı, Diyanet İşleri Başkanı ve son olarak da Yargıtay ağız birliği etmişcesine inkar ve asimilasyon politikası yürütüyor" denildi.
Adıyaman, İzmir, Erzincan, Antep ve Didim'de Alevilere yönelik saldırı girişimleri karşısında yetkililerin gayriciddi bir tutum aldığını belirten Alevi örgütleri, açıklamalarında şu görüşlere yer verdi: "29 Temmuz 2012 günü Malatya'nın Sürgü Beldesi'nde Alevilere yönelik yeni bir katliam girişimi yapıldı! Sürgü'deki katliam girişimine 'Sıradan bir olay!' diyen hükümet sözcüsünün, saldırganların kimliği ve eşkali bilindiği halde şu ana kadar yasal bir işlem yapılmamış olmasına verecek cevabı var mıdır? Saldırganlar Sürgü'de yeni bir Maraş, Çorum, Madımak denemesi yaparken dikkat çekici olan hiçbir kişi hakkında yasal bir işlem yapılmamış olmasıdır! Provokatörler elini kolunu sallayarak dolaşmakta ve yeni saldırı planı yapmaktadır."
Alevilerin bu girişimler karşısında sessiz kalmayacağı belirtilen açıklamada, "30 Eylül 2012 Pazar günü yani TBMM'nin açılışından bir gün önce Türkiye genelinden Ankara’ya yürüyeceğiz ve Sıhhiye Meydanında demokratik haklarımız için miting yapacağız. Katliam girişimlerine, 'zaman aşımı' kararlarına, zorunlu ve 'seçmeli' dayatmalarına karşı meşru, demokratik eylemler yapacağız. Alevi toplumu ve Türkiye'nin ötekileştirilmiş mazlumları için çok önemli bir birlik sağladık. Türkiye'de örgütlü üç Alevi federasyonu olarak bir araya geldik, eylem ve etkinliklerimizi birlikte yapacağız" denildi.
"Türkiye'nin geldiği bugünkü kaos ortamından derin endişe duymaktayız" diyen Alevi örgütleri,bu kaos ortamının sorumlusunun devlet yetkilileri ve Başbakan olduğunu belirtti, "Bizler Türkiye'de ve uluslar arası kamuoyunda, insan hakları kurumlarında meşru, demokratik haklarımızı kullanacağız. Bu tarihi sorumluluklarımızı yerine getirmesek 'Kerbela bizden davacı olur!'" dedi. (etha)
Ortak açıklamada, AKP Hükümeti'nin inkar ve asimilasyon politikasında ısrar ettiği belirtilerek, "Başbakan, TBMM Başkanı, Diyanet İşleri Başkanı ve son olarak da Yargıtay ağız birliği etmişcesine inkar ve asimilasyon politikası yürütüyor" denildi.
Adıyaman, İzmir, Erzincan, Antep ve Didim'de Alevilere yönelik saldırı girişimleri karşısında yetkililerin gayriciddi bir tutum aldığını belirten Alevi örgütleri, açıklamalarında şu görüşlere yer verdi: "29 Temmuz 2012 günü Malatya'nın Sürgü Beldesi'nde Alevilere yönelik yeni bir katliam girişimi yapıldı! Sürgü'deki katliam girişimine 'Sıradan bir olay!' diyen hükümet sözcüsünün, saldırganların kimliği ve eşkali bilindiği halde şu ana kadar yasal bir işlem yapılmamış olmasına verecek cevabı var mıdır? Saldırganlar Sürgü'de yeni bir Maraş, Çorum, Madımak denemesi yaparken dikkat çekici olan hiçbir kişi hakkında yasal bir işlem yapılmamış olmasıdır! Provokatörler elini kolunu sallayarak dolaşmakta ve yeni saldırı planı yapmaktadır."
Alevilerin bu girişimler karşısında sessiz kalmayacağı belirtilen açıklamada, "30 Eylül 2012 Pazar günü yani TBMM'nin açılışından bir gün önce Türkiye genelinden Ankara’ya yürüyeceğiz ve Sıhhiye Meydanında demokratik haklarımız için miting yapacağız. Katliam girişimlerine, 'zaman aşımı' kararlarına, zorunlu ve 'seçmeli' dayatmalarına karşı meşru, demokratik eylemler yapacağız. Alevi toplumu ve Türkiye'nin ötekileştirilmiş mazlumları için çok önemli bir birlik sağladık. Türkiye'de örgütlü üç Alevi federasyonu olarak bir araya geldik, eylem ve etkinliklerimizi birlikte yapacağız" denildi.
"Türkiye'nin geldiği bugünkü kaos ortamından derin endişe duymaktayız" diyen Alevi örgütleri,bu kaos ortamının sorumlusunun devlet yetkilileri ve Başbakan olduğunu belirtti, "Bizler Türkiye'de ve uluslar arası kamuoyunda, insan hakları kurumlarında meşru, demokratik haklarımızı kullanacağız. Bu tarihi sorumluluklarımızı yerine getirmesek 'Kerbela bizden davacı olur!'" dedi. (etha)
YORUM YAZIN