Ankara'da Kentsel Dönüşüm Değil Kentsel Sürgün Yaşanıyor
Evlerini terk etmek istemeyen Ankara Başpınarlılar, bölge içinde başka yerlere 'kaydırılıyor'.
Ankara Altındağ Belediye Encümeni’nin 29 Haziran 2011 tarihinde aldığı kararla Başpınar Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanı Projesi kapsamında bölgede yaşayan ve evlerinin tapusu olan yurttaşlara, “yıkım tebligatı” gönderildi.
Belediye tapulu ev sahiplerine, “170 metrekare arsaya karşılık ücretsiz 3+1 daire, arsası yeterli olmayana ise çekilecek kura sonucunda 10-15 yıllık vadeler ile daire tahsis edileceği”nin belirtildiği bir sözleşme sundu.
Ancak mahalle sakinlerinin çoğu, projenin başlangıç ve bitiş tarihlerinin belli olmaması nedeniyle sözleşme imzalamadı. Bunun üzerine belediye, ev sahiplerinin tapulu arsalarını, Belediye’de askıya alarak, kaydırdı. Bir yıldan beri belediyenin kendilerini çıkmaları yönünde rahatsız ettiğini söyleyen yurttaşlar ise evlerini terk etmek istemiyor.
Mahalle sakini Mehmet Kutlu, bu yılın en kötü kış şartlarında belediyenin kendisine evi boşaltması için baskı yaptığını söyledi. Kutlu, “Sözleşme imzalamadığım için geçen yıldan beri sıkıntı çekiyorum. Beni gönderdiği yerde ev var, içinde yaşayan insan var. Niye beni zorun içine sokuyor. Ben oraya gitsem, yarın oradan da atmayacağını nereden bileyim, bir garantisi var mı?” diye sordu.
Belediye Başkan Yardımcısı Gökalp Yılmaz’la konuyla ilgili olarak görüştüğünü söyleyen Hasan Çelik ise “Beni uçsuz bucaksız bir yere atmışlar. ‘Sözleşme imzala’ diyorlar. Adam akıllı bir sözleşme yok ki, ben neye imza atayım? Kaç metrekare ev verecekler, kaç yıl sonra verecekler, belli değil. Başkan Yardımcısı da yanıt veremiyor. ‘Bilmiyorsanız niye sıkıştırıyorsunuz bizi?’ diye sordum. ‘Çıkın’ diyor, başka şey demiyor” dedi.
Ablasının geçen yılın 8. ayında sözleşme imzalayarak evden çıktığını söyleyen Fatma Bozkurt, belediyenin kira yardımında bulunmadığını dile getirdi. Bozkurt, “Evler olana kadar kiramızı verseler belki biz de çıkarız. Ablam belediyeye ‘İnşaata ne zaman başlayacaksınız?’ diye sorduğunda ‘Siz önce komşularınızı ikna edin, çıksınlar’ diyorlarmış. Onlar da pişman oldu” diye konuştu.
Diken üzerinde oturduklarını söyleyen Şevket Ören ise bu proje başladığından beri belediye hizmetlerinin aksadığını dile getirdi. Ören,“Yıktıkları yerleri kaldırmıyorlar. Mahalle Filistin’e döndü. Bizi huzursuz etmek için yapıyorlar. Mahalle dışından, daha önce hiç görmediğimiz tipler geliyor. Belediye yıldırmak için elinden geleni yapıyor” diye konuştu.
Belediye tapulu ev sahiplerine, “170 metrekare arsaya karşılık ücretsiz 3+1 daire, arsası yeterli olmayana ise çekilecek kura sonucunda 10-15 yıllık vadeler ile daire tahsis edileceği”nin belirtildiği bir sözleşme sundu.
Ancak mahalle sakinlerinin çoğu, projenin başlangıç ve bitiş tarihlerinin belli olmaması nedeniyle sözleşme imzalamadı. Bunun üzerine belediye, ev sahiplerinin tapulu arsalarını, Belediye’de askıya alarak, kaydırdı. Bir yıldan beri belediyenin kendilerini çıkmaları yönünde rahatsız ettiğini söyleyen yurttaşlar ise evlerini terk etmek istemiyor.
Mahalle sakini Mehmet Kutlu, bu yılın en kötü kış şartlarında belediyenin kendisine evi boşaltması için baskı yaptığını söyledi. Kutlu, “Sözleşme imzalamadığım için geçen yıldan beri sıkıntı çekiyorum. Beni gönderdiği yerde ev var, içinde yaşayan insan var. Niye beni zorun içine sokuyor. Ben oraya gitsem, yarın oradan da atmayacağını nereden bileyim, bir garantisi var mı?” diye sordu.
Belediye Başkan Yardımcısı Gökalp Yılmaz’la konuyla ilgili olarak görüştüğünü söyleyen Hasan Çelik ise “Beni uçsuz bucaksız bir yere atmışlar. ‘Sözleşme imzala’ diyorlar. Adam akıllı bir sözleşme yok ki, ben neye imza atayım? Kaç metrekare ev verecekler, kaç yıl sonra verecekler, belli değil. Başkan Yardımcısı da yanıt veremiyor. ‘Bilmiyorsanız niye sıkıştırıyorsunuz bizi?’ diye sordum. ‘Çıkın’ diyor, başka şey demiyor” dedi.
Ablasının geçen yılın 8. ayında sözleşme imzalayarak evden çıktığını söyleyen Fatma Bozkurt, belediyenin kira yardımında bulunmadığını dile getirdi. Bozkurt, “Evler olana kadar kiramızı verseler belki biz de çıkarız. Ablam belediyeye ‘İnşaata ne zaman başlayacaksınız?’ diye sorduğunda ‘Siz önce komşularınızı ikna edin, çıksınlar’ diyorlarmış. Onlar da pişman oldu” diye konuştu.
Diken üzerinde oturduklarını söyleyen Şevket Ören ise bu proje başladığından beri belediye hizmetlerinin aksadığını dile getirdi. Ören,“Yıktıkları yerleri kaldırmıyorlar. Mahalle Filistin’e döndü. Bizi huzursuz etmek için yapıyorlar. Mahalle dışından, daha önce hiç görmediğimiz tipler geliyor. Belediye yıldırmak için elinden geleni yapıyor” diye konuştu.
haber: İklim Öngel/Cumhuriyet

YORUM YAZIN