12 Eylül'e Hazırlık Belgeleri: İhbarcılık Özendirilsin, Fatsa'ya Dikkat Edilsin, İdamlar Uygulansın
12 Eylül davasına bakan Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen "Sıkıyönetim Koordinasyon Toplantısı Teyp Bandı Metinleri"nde çarpıcı bilgiler yer aldı. Evren tarafından Genelkurmay'a teslim edildikten sonra koparılmış olduğu anlaşılan 49 sayfasından Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'nın bularak mahkemeye gönderdiği 39 sayfada asker ile hükümetin sola karşı strateji planını uygulamaya koyduğu anlaşıldı.
Genelkurmay Başkanlığı, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne darbeden önce yapılan "Sıkıyönetim Koordinasyon Toplantısı Teyp Bandı Metinleri"ni 4 cilt halinde gönderdi. Genelkurmay, metinlerin Evren tarafından 14 Haziran 2007'de Genelkurmay'a teslim edildiğini, ancak 49 sayfasının "kesilerek daha önce alınmış olması nedeniyle" eksik olduğunu bildirdi. Genelkurmay 49 sayfadan 39'unun Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı tarafından bulunduğu ancak 10 sayfanın bulunmadığını bildirdi. Genelkurmay, eksik sayfaların bulunması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.
SOLA KARŞI STARATEJİK PLANLA HAREKET EDİLMİŞ
Evren'in teslim etmediği, ancak Genelkurmay İstihbarat'ın bulduğu 39 sayfada, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'e sıkıyönetim komutanlarının yaptıkları brifing sunuşları yer alıyor. 1978 sonunda Maraş olaylarının ardından ilan edilen ve darbeye kadar 22 ili bulan sıkıyönetim uygulaması nedeniyle başlatılan ve her ay yapılan bu toplantılarda sadece sıkıyönetim bölgesi ile ilgili değil tüm ülkeyi kapsayan ve sola karşı oluşturulduğu anlaşılan "strateji"den bahsedilmesi dikkat çekti.
Metinlere göre komutanlar verdiği brifinglerde şu talepler dile getirildi:
PSİKOLOJİK SAVAŞ: Anarşiyi artırıcı ve değerleri yitirici yayınlar önlenmeli, halkın ve kamu kuruluşlarının anarşinin önlenmesi konusunda aktif katkısının sağlanması yönünde psikolojik karşı savunma uygulamasına süratle ve kararlılıkla geçilmelidir.
İŞÇİ OLAYLARI: İşçi olayları üzerine hiçbir taviz vermeden gidilmeli. Bütün işçi kesimini hedef almaktan kaçınmalı, militan işçiler tespit edilip tutuklanmalı. Asker ile işçi karşı karşıya gelmemeli. İşçi kesiminde anarşiyi körükleyen kaynaklar iyi teşhis edilmeli, yasal ve idari önlemlerle kurutulmalıdır.
İÇ SİYASET UYARISI: Kamuoyuna süratle ve menfi yönde etki yaptığı göz önünde bulundurularak, iç siyasi ortam sertleştirilmemeli.
24 OCAK KARARLARI: Hükümetin almakta olduğu güvenlikle ilgili yasal önlemlerle ekonomiyi canlandırmak için yeni getirildiği kararlar karşısında aşırı solun bütün fraksiyonları birleşerek bu önlemlerin çıkarılmasını ve uygulamasını önlemek, devlete güveni sarsmak, güvenlik kuvvetlerine karşı acımasız saldırılarla halkın devlete itimadını zayıflatmak istemektedir. Bu hareketler bazı siyasi kuruluşlarla birlikte DİSK tarafından da desteklenince yurt sathında legal ve illegal kuruluşlar eylem alanında daha cesur hareket etmek durumuna geçebilmişlerdir.
MAHİR ÇAYAN'IN SUNİ DENGE TEORİSİ
DEVRİMİN 2. AŞAMASINA GEÇTİLER: Marksist bir devrimin olması için o ülkedeki rejimin yıkılması genellikle teşkilanma ve propaganda; öncü savaşı verilmesi yoluyla devlet otoritesinin yıkılması veya felç edilmesi; ayaklanma ve neticeye ulaşma olarak özetlenen 3 aşamada gerçekleşir. Türkiye 2. aşamayı yaşamaktadır. Böyle bir tehlikeye ancak topyekun savunma ile karşılık verilebilir.
SUNİ DENGE: Güvenlik kuvvetleri halkla devlet otorite(si) arasında bir suni denge oluşturmaktadır. Bu dengenin ortadan kaldırılarak halka ve sempatizanlara devletten daha güçlü olunduğu inancını yaratmak için güvenlik kuvvetlerine tecavüz etmek, pusu kurarak öldürmek, öncü savaşını başlatmak prensibi ile anarşiye karşı etkin önlemler almış veya aldırmış olan bazı kimselere suikastler düzenleyerek güvenlik ve istihbarat örgütü içinde panik yaratmak taktiğinin bütün diğer eylem türleriyle beraber her fırsatta yürürlüğe konulmasıyla iki aşamada da düğümlenen 2. safha ülkemizde fiili olarak başlamış bulunmaktadır."
BASIN: "Basının durumu basın özgürlüğü olarak nitelenemez. Olsa olsa basın anarşisidir. Kitabevleri ve kaldırılan yasalar bir yana en basit kurallara dahi uymadan çıkarılmış kitap, dergi ve gazeteler de dolup taşmaktadır. Yargı organlarının bunlar üzerindeki denetimi ciddi değildir. Bir ilaç hammaddesinin ithali için döviz yokluğu çekilirken Rusya'daki Leninizm Marksizm vb şeylerin İngilizce kitapları ithal edilmiştir. 3 kitabevine özel olarak daviz tahsis edilmiş ve kitaplarn 70-80 paket halinde PTT'de yakalanmıştır. "
STAREJİ BAŞARILI: "Şimdiye kadar hedef istikametinde verilmekte olan savaşın sonucu, ihanet mihraklarını ortadan kaldırma yolunda önemli aşamalara ulaşılmıştır. (...) Anarşist, terörist ve bölücü örgütlere yönelik mücadelede yeni bir aşamaya gelinmiş olunmaktadır. Şüphesiz bu hedefe ulaşıldığı anlamına gelmemektedir. Zira bu mücadele adeta gayri nizami harp söz konusudur. Ayrıca ceza verme işmleninin zor işlediği bir ortamda ve yakalananların yerini ne ölçüde yenilerinin aldığı da bilinmemektedir."
FATSA CUMHURİYETİ: Fatsa olayı ile ilgili brifing veren komutanın, Devrimci Yol'un desteklediği Fikri Sönmez'in belediye başkanı seçilmesinin Karadeniz'in diğer kasabaları için de örnek olacağını belirterek sert tedbirler alınmasını istediği sözleri metinlere şöyle yansıdı:
"Fatsa söndürülemezse, Karadeniz'in sahil kasabalarının bir çoğunda aynı rahatsızlıkla karşı karşıya kalacağız. Karadeniz bu zamana kadar hiç problemi olmayan yurt köşesi olduğu için silahlı kuvvetler de bir konuma sahip değildir. Fatsa'daki olay doğrudan doğruya Fatsa Cumhuriyeti olayıdır. Fatsa'da Cumhuriyet kuruyor adamlar. Bir Fikri Sönmez çıkmış halk komitelerini, halk mahkemeleri kuracağını ilan ederek belediye başkanı seçilmiştir. 30'a yakın kişi öldürülmüştür. İnsanlar sokakta kurşunlanmıştır Fatsa'da ve Fatsa susturulmuştur. Biz bunu geçen 7-8 ay zarfında 3-4 defa konuştuk. 6 bölük askeri jandarmamızın baskın yapıldı ama baskını oradaki polisler haber verdiler. Orada ne kaymakam kalmıştır ne savcı kalmıştır, ne hakim kalmıştkır. Hepsi korkudan o tarafın malı olmuşlardır. Komiser öldürmüşlerdir, polis öldürmüşlerdir. Bütün bunların karşısında devlet seyirci mi kalacaktır?"
TUNCELİ'YE ÖZEL MUAMELE: Brifinglerde "Tunceli'nin durumuna özel önem verilmesi gerektiği" görüşünün sık sık belirtilmesi dikkat çekiyor. Komutanların "İldeki yönetim boşluğu giderilmeli ve devletin varlığı her yönü ile kanıtlanmalıdır", "Eylemci sol bilhassa Tunceli'de toplumsal olaylar yapma çabasına girmiş ve aktivitesini artırmıştır" sözleri üzerine Başbakan Demirel "Tunceli meselesi devlet meselesidir. Değerli komutanlarımız da çok üstünde durdular. Tunceli için yeni bir politika adapte etmemiz şarttır" karşılığını veriyor.
İHBARCILIK ÖZENDİRİLMELİ: Anarşiye karşı etkin mücadele edilmesi için "ihbarcılığın" yaygınlaştırılmasını isteyen komutanlar, "Halk can ve mal güvenliği endişesi duymadan ihbarda bulanabilecek duruma getirilmeli" talebini dile getirmiş.
MAHKUMLARI YA TARAYACAĞIZ YA BAKACAĞIZ: Adana'daki cezaevinde mahkumlar koğuşlardaki yatakları tel örgülerin üzerlerine atma suretiyle hepsi birden kaçabilir. Bu takdirde 2 şık var, ya bakılacak bunlara ya da benim verdiğim emir gereğince makinalı tüfeklerle bunlar taranacaktır. Bu ise dünya ve memleket kamuoyunda büyük olay yaratacaktır. Aklıma gelen yeni bir hal çaresi Gaziantep Cezaevinin bir an evvel bitirilmesidir."
SOLCU MEMURLARI ATALIM: Brifinglerde, memurların sürgün edilmelerine karşı çıkılarak "Devlete ve millete karşı olanların bu yolda ıslah olacağı düşünülemez. Bu nedenle bunlar hakkında kesin işlem yapmaktarn başka çare yoktur" denildi.
İDAMLAR UYGULANSIN: 18 ayda 4 bine yakın cinayet hadisesinin olduğu yerde deracattan geçmiş Meclisin önüne tek idam kararı yoktur. Memleketi kasıp kavuran bu yangının karşısında devletin adeta ceza veremez hali devam ediyor."
DEMİREL'DEN KOMUTANLARA: HUKUK SINIRLARI İÇİNDE KALALIM
Demirel'in komutanlara 16 Haziran 1978 tarihinre yaptığı tahmin edilen bir konuşma da metinler arasında yer aldı:
"Bu toplantıda bir ülkenin içinde bulunduğu büyük belanın karşısında yapılan fevkadele cansiparane mücadele yeniden gözden geçirilmiştir. Bu mücadele bir stratejiye dayanır. Stratejinin özünde devlete musallat olan bu tecavüzün mutlaka mağlup edilmesi vardır. Tecavüz devlete, ülkenin bölünmezliğine ve cumhuriyete müteveccihtir. Binaenaleyh bunu devletin meşru zeminlerde kalarak, meşru yollardan giderek, meşru gücü ile mağlup etmesi lazımdır. Bu çizgileri çizişimin sebepleri hukuk devletine gösterdiğim itinadır. Aksi halde birçok şeyi kontrol altında tutamayız. Daha da çok büyük işlerle karşı karşıya kalırız. Bu ölü toprağı serpilmesi değildir. Vatandaşın bunu 'sen rahat rahat otur, biz o işin hakkından geliriz' manasında anlamaması lazımdır. Vatandaşın uyanıklığı aslında rejim bekçiliğinin teminatı olarak Anayasa'nın teminatı himayesinde yer almıştır.
POLİS BÖLÜNMÜŞTÜR: Maalesef polis bölünmüştür. İçine fitne sokulmuştur ve bu fitneyi ne kadar zamanda Türkiye temizleyebilir bilmiyorum. Canla başla tedavi edilebilecekleri tedavi ederek edilmeyecekleri mutlaka sayarak bu işin içinden çıkmak lazımdır. İşte bir yerde anarşinin içinde olmuş birisini çok hassas başka bir yere tayin ediyor. Nereye koyum ben bunu hikayesi çıkıyor. Onun içindir ki elde bir tüzük var. Bu tüzük sonuna kadar kullanılmalıdır. Yetmiyorsa başka tedbirlere başvurmak lazımdır."
"YUMAĞIN İÇİNDEKİ İPİN UCU TUTULMUŞTUR": Bu toplantıdan hepimizi sevinçle dışarıya götürecek şeylerden birisi örgütler üzerinde sıkıyönetimin fevkalede başarılı olmasıdır. Yumağın içindeki ipin ucu tutulmuştur."
Genelkurmay Başkanlığı, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne darbeden önce yapılan "Sıkıyönetim Koordinasyon Toplantısı Teyp Bandı Metinleri"ni 4 cilt halinde gönderdi. Genelkurmay, metinlerin Evren tarafından 14 Haziran 2007'de Genelkurmay'a teslim edildiğini, ancak 49 sayfasının "kesilerek daha önce alınmış olması nedeniyle" eksik olduğunu bildirdi. Genelkurmay 49 sayfadan 39'unun Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı tarafından bulunduğu ancak 10 sayfanın bulunmadığını bildirdi. Genelkurmay, eksik sayfaların bulunması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.
SOLA KARŞI STARATEJİK PLANLA HAREKET EDİLMİŞ
Evren'in teslim etmediği, ancak Genelkurmay İstihbarat'ın bulduğu 39 sayfada, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'e sıkıyönetim komutanlarının yaptıkları brifing sunuşları yer alıyor. 1978 sonunda Maraş olaylarının ardından ilan edilen ve darbeye kadar 22 ili bulan sıkıyönetim uygulaması nedeniyle başlatılan ve her ay yapılan bu toplantılarda sadece sıkıyönetim bölgesi ile ilgili değil tüm ülkeyi kapsayan ve sola karşı oluşturulduğu anlaşılan "strateji"den bahsedilmesi dikkat çekti.
Metinlere göre komutanlar verdiği brifinglerde şu talepler dile getirildi:
PSİKOLOJİK SAVAŞ: Anarşiyi artırıcı ve değerleri yitirici yayınlar önlenmeli, halkın ve kamu kuruluşlarının anarşinin önlenmesi konusunda aktif katkısının sağlanması yönünde psikolojik karşı savunma uygulamasına süratle ve kararlılıkla geçilmelidir.
İŞÇİ OLAYLARI: İşçi olayları üzerine hiçbir taviz vermeden gidilmeli. Bütün işçi kesimini hedef almaktan kaçınmalı, militan işçiler tespit edilip tutuklanmalı. Asker ile işçi karşı karşıya gelmemeli. İşçi kesiminde anarşiyi körükleyen kaynaklar iyi teşhis edilmeli, yasal ve idari önlemlerle kurutulmalıdır.
İÇ SİYASET UYARISI: Kamuoyuna süratle ve menfi yönde etki yaptığı göz önünde bulundurularak, iç siyasi ortam sertleştirilmemeli.
24 OCAK KARARLARI: Hükümetin almakta olduğu güvenlikle ilgili yasal önlemlerle ekonomiyi canlandırmak için yeni getirildiği kararlar karşısında aşırı solun bütün fraksiyonları birleşerek bu önlemlerin çıkarılmasını ve uygulamasını önlemek, devlete güveni sarsmak, güvenlik kuvvetlerine karşı acımasız saldırılarla halkın devlete itimadını zayıflatmak istemektedir. Bu hareketler bazı siyasi kuruluşlarla birlikte DİSK tarafından da desteklenince yurt sathında legal ve illegal kuruluşlar eylem alanında daha cesur hareket etmek durumuna geçebilmişlerdir.
MAHİR ÇAYAN'IN SUNİ DENGE TEORİSİ
DEVRİMİN 2. AŞAMASINA GEÇTİLER: Marksist bir devrimin olması için o ülkedeki rejimin yıkılması genellikle teşkilanma ve propaganda; öncü savaşı verilmesi yoluyla devlet otoritesinin yıkılması veya felç edilmesi; ayaklanma ve neticeye ulaşma olarak özetlenen 3 aşamada gerçekleşir. Türkiye 2. aşamayı yaşamaktadır. Böyle bir tehlikeye ancak topyekun savunma ile karşılık verilebilir.
SUNİ DENGE: Güvenlik kuvvetleri halkla devlet otorite(si) arasında bir suni denge oluşturmaktadır. Bu dengenin ortadan kaldırılarak halka ve sempatizanlara devletten daha güçlü olunduğu inancını yaratmak için güvenlik kuvvetlerine tecavüz etmek, pusu kurarak öldürmek, öncü savaşını başlatmak prensibi ile anarşiye karşı etkin önlemler almış veya aldırmış olan bazı kimselere suikastler düzenleyerek güvenlik ve istihbarat örgütü içinde panik yaratmak taktiğinin bütün diğer eylem türleriyle beraber her fırsatta yürürlüğe konulmasıyla iki aşamada da düğümlenen 2. safha ülkemizde fiili olarak başlamış bulunmaktadır."
BASIN: "Basının durumu basın özgürlüğü olarak nitelenemez. Olsa olsa basın anarşisidir. Kitabevleri ve kaldırılan yasalar bir yana en basit kurallara dahi uymadan çıkarılmış kitap, dergi ve gazeteler de dolup taşmaktadır. Yargı organlarının bunlar üzerindeki denetimi ciddi değildir. Bir ilaç hammaddesinin ithali için döviz yokluğu çekilirken Rusya'daki Leninizm Marksizm vb şeylerin İngilizce kitapları ithal edilmiştir. 3 kitabevine özel olarak daviz tahsis edilmiş ve kitaplarn 70-80 paket halinde PTT'de yakalanmıştır. "
STAREJİ BAŞARILI: "Şimdiye kadar hedef istikametinde verilmekte olan savaşın sonucu, ihanet mihraklarını ortadan kaldırma yolunda önemli aşamalara ulaşılmıştır. (...) Anarşist, terörist ve bölücü örgütlere yönelik mücadelede yeni bir aşamaya gelinmiş olunmaktadır. Şüphesiz bu hedefe ulaşıldığı anlamına gelmemektedir. Zira bu mücadele adeta gayri nizami harp söz konusudur. Ayrıca ceza verme işmleninin zor işlediği bir ortamda ve yakalananların yerini ne ölçüde yenilerinin aldığı da bilinmemektedir."
FATSA CUMHURİYETİ: Fatsa olayı ile ilgili brifing veren komutanın, Devrimci Yol'un desteklediği Fikri Sönmez'in belediye başkanı seçilmesinin Karadeniz'in diğer kasabaları için de örnek olacağını belirterek sert tedbirler alınmasını istediği sözleri metinlere şöyle yansıdı:
"Fatsa söndürülemezse, Karadeniz'in sahil kasabalarının bir çoğunda aynı rahatsızlıkla karşı karşıya kalacağız. Karadeniz bu zamana kadar hiç problemi olmayan yurt köşesi olduğu için silahlı kuvvetler de bir konuma sahip değildir. Fatsa'daki olay doğrudan doğruya Fatsa Cumhuriyeti olayıdır. Fatsa'da Cumhuriyet kuruyor adamlar. Bir Fikri Sönmez çıkmış halk komitelerini, halk mahkemeleri kuracağını ilan ederek belediye başkanı seçilmiştir. 30'a yakın kişi öldürülmüştür. İnsanlar sokakta kurşunlanmıştır Fatsa'da ve Fatsa susturulmuştur. Biz bunu geçen 7-8 ay zarfında 3-4 defa konuştuk. 6 bölük askeri jandarmamızın baskın yapıldı ama baskını oradaki polisler haber verdiler. Orada ne kaymakam kalmıştır ne savcı kalmıştır, ne hakim kalmıştkır. Hepsi korkudan o tarafın malı olmuşlardır. Komiser öldürmüşlerdir, polis öldürmüşlerdir. Bütün bunların karşısında devlet seyirci mi kalacaktır?"
TUNCELİ'YE ÖZEL MUAMELE: Brifinglerde "Tunceli'nin durumuna özel önem verilmesi gerektiği" görüşünün sık sık belirtilmesi dikkat çekiyor. Komutanların "İldeki yönetim boşluğu giderilmeli ve devletin varlığı her yönü ile kanıtlanmalıdır", "Eylemci sol bilhassa Tunceli'de toplumsal olaylar yapma çabasına girmiş ve aktivitesini artırmıştır" sözleri üzerine Başbakan Demirel "Tunceli meselesi devlet meselesidir. Değerli komutanlarımız da çok üstünde durdular. Tunceli için yeni bir politika adapte etmemiz şarttır" karşılığını veriyor.
İHBARCILIK ÖZENDİRİLMELİ: Anarşiye karşı etkin mücadele edilmesi için "ihbarcılığın" yaygınlaştırılmasını isteyen komutanlar, "Halk can ve mal güvenliği endişesi duymadan ihbarda bulanabilecek duruma getirilmeli" talebini dile getirmiş.
MAHKUMLARI YA TARAYACAĞIZ YA BAKACAĞIZ: Adana'daki cezaevinde mahkumlar koğuşlardaki yatakları tel örgülerin üzerlerine atma suretiyle hepsi birden kaçabilir. Bu takdirde 2 şık var, ya bakılacak bunlara ya da benim verdiğim emir gereğince makinalı tüfeklerle bunlar taranacaktır. Bu ise dünya ve memleket kamuoyunda büyük olay yaratacaktır. Aklıma gelen yeni bir hal çaresi Gaziantep Cezaevinin bir an evvel bitirilmesidir."
SOLCU MEMURLARI ATALIM: Brifinglerde, memurların sürgün edilmelerine karşı çıkılarak "Devlete ve millete karşı olanların bu yolda ıslah olacağı düşünülemez. Bu nedenle bunlar hakkında kesin işlem yapmaktarn başka çare yoktur" denildi.
İDAMLAR UYGULANSIN: 18 ayda 4 bine yakın cinayet hadisesinin olduğu yerde deracattan geçmiş Meclisin önüne tek idam kararı yoktur. Memleketi kasıp kavuran bu yangının karşısında devletin adeta ceza veremez hali devam ediyor."
DEMİREL'DEN KOMUTANLARA: HUKUK SINIRLARI İÇİNDE KALALIM
Demirel'in komutanlara 16 Haziran 1978 tarihinre yaptığı tahmin edilen bir konuşma da metinler arasında yer aldı:
"Bu toplantıda bir ülkenin içinde bulunduğu büyük belanın karşısında yapılan fevkadele cansiparane mücadele yeniden gözden geçirilmiştir. Bu mücadele bir stratejiye dayanır. Stratejinin özünde devlete musallat olan bu tecavüzün mutlaka mağlup edilmesi vardır. Tecavüz devlete, ülkenin bölünmezliğine ve cumhuriyete müteveccihtir. Binaenaleyh bunu devletin meşru zeminlerde kalarak, meşru yollardan giderek, meşru gücü ile mağlup etmesi lazımdır. Bu çizgileri çizişimin sebepleri hukuk devletine gösterdiğim itinadır. Aksi halde birçok şeyi kontrol altında tutamayız. Daha da çok büyük işlerle karşı karşıya kalırız. Bu ölü toprağı serpilmesi değildir. Vatandaşın bunu 'sen rahat rahat otur, biz o işin hakkından geliriz' manasında anlamaması lazımdır. Vatandaşın uyanıklığı aslında rejim bekçiliğinin teminatı olarak Anayasa'nın teminatı himayesinde yer almıştır.
POLİS BÖLÜNMÜŞTÜR: Maalesef polis bölünmüştür. İçine fitne sokulmuştur ve bu fitneyi ne kadar zamanda Türkiye temizleyebilir bilmiyorum. Canla başla tedavi edilebilecekleri tedavi ederek edilmeyecekleri mutlaka sayarak bu işin içinden çıkmak lazımdır. İşte bir yerde anarşinin içinde olmuş birisini çok hassas başka bir yere tayin ediyor. Nereye koyum ben bunu hikayesi çıkıyor. Onun içindir ki elde bir tüzük var. Bu tüzük sonuna kadar kullanılmalıdır. Yetmiyorsa başka tedbirlere başvurmak lazımdır."
"YUMAĞIN İÇİNDEKİ İPİN UCU TUTULMUŞTUR": Bu toplantıdan hepimizi sevinçle dışarıya götürecek şeylerden birisi örgütler üzerinde sıkıyönetimin fevkalede başarılı olmasıdır. Yumağın içindeki ipin ucu tutulmuştur."
haber: Kemal Göktaş/Vatan

YORUM YAZIN