AİHM Vicdani Retçi Yunus Erçep Davasında Din ve Vicdan Özgürlüğünü İhlal Ettiği İçin Türkiye'yi Mahkum Etti
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, vicdani retçi Yunus Erçep'in 2004
yılında yaptığı başvuruyu karara bağladı. AİHM, Ankara'nın Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğü ve adil yargılanma ile
ilgili maddelerini ihlal ettiğine hükmetti.
AİHM, davayla ilgili gerekçeli kararında, Türkiye'deki askeri hizmet sisteminin vicdani retçiler açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek bir zorunluluk olduğuna ve bu sistemin toplum ile vicdani retçilerin çıkarları arasında adil bir denge oluşturmadığına vurgu yapıldı.
Yunus Erçep'e verilen cezaları "demokratik bir toplumda gereksiz" olarak niteleyen AİHM, sonuç olarak Ankara'nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9'uncu maddesini ihlal ettiğine hükmetti. AİHM, Erçep'in askeri mahkemeler önünde yargılanmış olmasının ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkıyla ilgili 6'ıncı maddesine aykırı olduğu sonucuna vardı.
Ankara, Erçep'e 10 bin Euro manevi tazminat ve 5 bin Euro mahkeme masrafı ödeyecek.
1969 doğumlu Yunus Erçep 1982 yılındaki vaftizinin ardından Yehova şahidi olmuştu. Askerliğini yapmadığı gerekçesiyle 1998 yılından bu yana hakkında 25 dava açılan Erçep için bazı mahkemeler "akli dengesinin yerinde olup olmadığının anlaşılması amacıyla" psikiyatrik muayene kararı almış, ancak Erçep bu muayenelerin her birinden "sağlam" çıkmıştı. Erçep askerliğini yapmadığı gerekçesiyle çeşitli hapis cezalarına mahkum edilmişti.
Erçep kararıyla Ankara AİHM önünde ikinci kez mahkum olmuş oldu. AİHM, vicdani ret konusunda Ankara hakkındaki ilk kararını 2006 yılında Osman Murat Ülke davasında açıklamış ve Ankara'nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin kötü ve insanlık dışı muameleyle ilgili maddesini ihlal ettiğine hükmetmişti.
O tarihte Osman Murat Ülke'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili tezine olumlu yanıt vermeyen AİHM, Ermenistan'a karşı açılan Bayatyan davasında bu içtihatını değiştirmiş ve vicdani retçilere alternatif hizmet tanınmamasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili maddesine aykırı bulmuştu.
AİHM, davayla ilgili gerekçeli kararında, Türkiye'deki askeri hizmet sisteminin vicdani retçiler açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek bir zorunluluk olduğuna ve bu sistemin toplum ile vicdani retçilerin çıkarları arasında adil bir denge oluşturmadığına vurgu yapıldı.
Yunus Erçep'e verilen cezaları "demokratik bir toplumda gereksiz" olarak niteleyen AİHM, sonuç olarak Ankara'nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9'uncu maddesini ihlal ettiğine hükmetti. AİHM, Erçep'in askeri mahkemeler önünde yargılanmış olmasının ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkıyla ilgili 6'ıncı maddesine aykırı olduğu sonucuna vardı.
Ankara, Erçep'e 10 bin Euro manevi tazminat ve 5 bin Euro mahkeme masrafı ödeyecek.
1969 doğumlu Yunus Erçep 1982 yılındaki vaftizinin ardından Yehova şahidi olmuştu. Askerliğini yapmadığı gerekçesiyle 1998 yılından bu yana hakkında 25 dava açılan Erçep için bazı mahkemeler "akli dengesinin yerinde olup olmadığının anlaşılması amacıyla" psikiyatrik muayene kararı almış, ancak Erçep bu muayenelerin her birinden "sağlam" çıkmıştı. Erçep askerliğini yapmadığı gerekçesiyle çeşitli hapis cezalarına mahkum edilmişti.
Erçep kararıyla Ankara AİHM önünde ikinci kez mahkum olmuş oldu. AİHM, vicdani ret konusunda Ankara hakkındaki ilk kararını 2006 yılında Osman Murat Ülke davasında açıklamış ve Ankara'nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin kötü ve insanlık dışı muameleyle ilgili maddesini ihlal ettiğine hükmetmişti.
O tarihte Osman Murat Ülke'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili tezine olumlu yanıt vermeyen AİHM, Ermenistan'a karşı açılan Bayatyan davasında bu içtihatını değiştirmiş ve vicdani retçilere alternatif hizmet tanınmamasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili maddesine aykırı bulmuştu.

YORUM YAZIN