Şemdinli Raporu: 4 Sivili Askerler Öldürdü
Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde 11 Eylül günü PKK'lar tarafından
gerçekleştirilen silahlı eylem sonrası meydana gelen olaylarda 4 sivilin
yaşamını yitirmesi üzerine ilçede incelemelerde bulunan İnsan Hakları
heyeti, bir rapor hazırladı. Raporda, sivillerin askerler tarafından
öldürüldüğü yönünde güçlü kanıtlar bulunmasına rağmen olayın eylemi
gerçekleştirilen PKK'lıların üzerine yıkılmak istenmesinin manidar
olduğu vurgulandı.
Aralarında İHD, MAZLUMDER, Hakkari Barosu ve Van Barosu yöneticilerinin bulunduğu heyetin hazırladığı rapor, İHD Diyarbakır Şube binasında düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Basın toplantısına heyet içerisinde yer alan İHD Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi Şevket Akdemir, İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Raci Bilici, İHD MYK Üyesi ve Diyarbakır Şube Yöneticisi Av. Serdar Çelebi, Şube yöneticileri Av. Fatma Karaoğlan ve Av. Pınar Dalkuş katıldı.
Son dönemlerde yapılan siyasi ve askeri operasyonların ve linç saldırılarının ciddi toplumsal gerginliklere davetiye çıkardığını ifade eden Akdemir, “Son dönemlerdeki saldırgan politikalarına karşı Türk, Kürt veya insanım diyen herkes, örgütlü, kararlı ve kitlesel tepkiler geliştirme yolunda tarihsel görevlerle yükümlüdür. Her türlü dayanışma ve destek acildir. Yarın çok geç olabilir” diye konuştu.
Kaymakam ve Cumhuriyet Savcısı’nın randevu taleplerini kabul etmediğini ifade eden Bilici, bu nedenle resmi olarak sadece Belediye Başkanı Sedat Töre ile görüştüklerini dile getirdi. Bilici’nin açıkladığı raporda, görgü tanıkları ve yaşamını yitirenlerin aileleri ile yapılan görüşmelere ayrıntılı bir şekilde yer verilirken, heyetin yaptığı gözlem ve tespitler maddeler halinde sıralandı.
-Görgü tanıkları ve Altınsuyu Köyü sakinlerinin anlatımları ışığında, Altınsuyu Köyü'ne askeri birlikten tank veya havan topu atışının yapılmış mıdır?
-Sivil vatandaşlarının yaralanmasına neden olan patlamanın kaynağı olan mühimmatın cins ve menşei tespiti ile güvenlik güçlerine ait midir?
-Sivil vatandaşlar yaralandığında sağlık kuruluşlarına haber verildikten sonra ambulansların neden anında olay yerine gitmemiştir?
-Çatışmaların bitmesine rağmen Savcılık makamı tarafından 3 sivil yurttaşın ölümüne nenden olan patlamanın yaşandığı yere gidip, olay yeri incelemesi neden yapılmamış deliler neden muhafaza altına alınmamıştır?
-Yaşam hakkı ihlal edilen yurttaşların otopsileri usulüne uygun yapılmış mıdır? Yaşamlarını yitiren yurttaşların vücutlarından şarapnel parçası çıkartılmış mıdır?
-Patlamaya neden olan mühimmatın cins ve menşeinin tespitinin bir an önce yapılıp sorumlular tespit edilecek midir?
-Çatışmalar esnasında, güvenlik güçlerinin sivillere yönelik şiddete başvurması söz konusu olmuş mudur?
-Bu ve buna benzer olaylarda meydana gelen hak ihlallerinde yetkililerde bir ön yargı var mıdır? İlçe kaymakamının ve Cumhuriyet Başsavcılığının heyetimize randevu vermemiş olması aydınlatılması gereken hiçbir hususun kalmadığı ön yargısından mı kaynaklanmaktadır?
-Daha önceki olaylarda yaşananların, yetkiler tarafından ağırdan alınarak, oyalanarak veya gerçeklerin üzeri örtülerek yapılan ihlallerin unutturulmaya çalışması gibi davranışlar bu olayda da sergilenecek mi?
Sivil vatandaşların yaşam hakkının kimler tarafından ihlal edildiği konusunda yetkililer tarafından etkin bir soruşturma yapılmadığını da kaydeden Bilici, “Patlamaya neden olan mühimmatın askeri birlikten atıldığı iddialarına rağmen olay yeri incelemesi sağlıklı bir şekilde yapılmamış mühimmat parçaları muhafaza altına alınmamış otopsiler usulüne uygun yapılmamıştır” dedi.
Bilici, gerekli inceleme yapılmadan medyaya yanlış bilgi aktarımı yapılmasına tepki gösterirken şunları söyledi: “Çıkan çatışmalarda ve daha sonrasında Şemdinli halkına yönelik öfke ve şiddetin insan hakları ihlallerine sebep olmuştur. Can ve mal güvenliği ihlal edilmiş, toplumsal barış ciddi anlamda zedelenmiştir. Çıkan çatışmalarda, devletin kendilerinden intikam almaya yöneldiği ve canlarına-mallarına yönelik saldırıların bu anlayış içerisinde yapıldığı, düşüncesi toplumsal bir kanaat halinde açıkça dillendirilmektedir.”
haber: etha
Aralarında İHD, MAZLUMDER, Hakkari Barosu ve Van Barosu yöneticilerinin bulunduğu heyetin hazırladığı rapor, İHD Diyarbakır Şube binasında düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Basın toplantısına heyet içerisinde yer alan İHD Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi Şevket Akdemir, İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Raci Bilici, İHD MYK Üyesi ve Diyarbakır Şube Yöneticisi Av. Serdar Çelebi, Şube yöneticileri Av. Fatma Karaoğlan ve Av. Pınar Dalkuş katıldı.
'ÇÖZÜM DEMOKRATİK KANALLARIN AÇILMASIDIR'
Rapor açıklanmadan önce konuya ilişkin bir açıklama yapan İHD Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi Şevket Akdemir, bölgede son üç ayda yoğunlaşan çatışmaların devletin Kürt meselesine çözüm yolu olarak şiddeti seçtiği ve meseleye güvenlik eksenli yaklaştığını gösterdiğini belirtti. Akdemir, “Devlet bu politikasında ısrar ettikçe, Türk ve Kürt halkları arasında cesetten duvarlar yükselecek ve bu durum sorunu kangren haline dönüştürecektir. Çözüm Kürtlerin ulusal varlıklarının kabulü, tüm ulusal haklarına saygı gösterilmesi ve eşitlik temelinde, barışçıl, demokratik kanalların açılmasıdır” dedi.Son dönemlerde yapılan siyasi ve askeri operasyonların ve linç saldırılarının ciddi toplumsal gerginliklere davetiye çıkardığını ifade eden Akdemir, “Son dönemlerdeki saldırgan politikalarına karşı Türk, Kürt veya insanım diyen herkes, örgütlü, kararlı ve kitlesel tepkiler geliştirme yolunda tarihsel görevlerle yükümlüdür. Her türlü dayanışma ve destek acildir. Yarın çok geç olabilir” diye konuştu.
'KAYMAKAM VE SAVCI HEYETLE GÖRÜŞMEDİ'
Hazırlanan raporu, İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Raci Bilici açıkladı. İHD, MAZLUMDER, Hakkari Barosu ve Van Barosu yöneticilerinden oluşturdukları heyetle Şemdinli’ye gittiklerini belirten Bilici, Şemdinli’de bazı resmi yetkililer, olayın görgü tanıkları ve yaşamını yitirenlerin yakınlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.Kaymakam ve Cumhuriyet Savcısı’nın randevu taleplerini kabul etmediğini ifade eden Bilici, bu nedenle resmi olarak sadece Belediye Başkanı Sedat Töre ile görüştüklerini dile getirdi. Bilici’nin açıkladığı raporda, görgü tanıkları ve yaşamını yitirenlerin aileleri ile yapılan görüşmelere ayrıntılı bir şekilde yer verilirken, heyetin yaptığı gözlem ve tespitler maddeler halinde sıralandı.
AYDINLATILMASI GEREKEN NOKTALAR
Raporda aydınlatılması gereken noktaları açıklayan Bilici, şunları söyledi:-Görgü tanıkları ve Altınsuyu Köyü sakinlerinin anlatımları ışığında, Altınsuyu Köyü'ne askeri birlikten tank veya havan topu atışının yapılmış mıdır?
-Sivil vatandaşlarının yaralanmasına neden olan patlamanın kaynağı olan mühimmatın cins ve menşei tespiti ile güvenlik güçlerine ait midir?
-Sivil vatandaşlar yaralandığında sağlık kuruluşlarına haber verildikten sonra ambulansların neden anında olay yerine gitmemiştir?
-Çatışmaların bitmesine rağmen Savcılık makamı tarafından 3 sivil yurttaşın ölümüne nenden olan patlamanın yaşandığı yere gidip, olay yeri incelemesi neden yapılmamış deliler neden muhafaza altına alınmamıştır?
-Yaşam hakkı ihlal edilen yurttaşların otopsileri usulüne uygun yapılmış mıdır? Yaşamlarını yitiren yurttaşların vücutlarından şarapnel parçası çıkartılmış mıdır?
-Patlamaya neden olan mühimmatın cins ve menşeinin tespitinin bir an önce yapılıp sorumlular tespit edilecek midir?
-Çatışmalar esnasında, güvenlik güçlerinin sivillere yönelik şiddete başvurması söz konusu olmuş mudur?
-Bu ve buna benzer olaylarda meydana gelen hak ihlallerinde yetkililerde bir ön yargı var mıdır? İlçe kaymakamının ve Cumhuriyet Başsavcılığının heyetimize randevu vermemiş olması aydınlatılması gereken hiçbir hususun kalmadığı ön yargısından mı kaynaklanmaktadır?
-Daha önceki olaylarda yaşananların, yetkiler tarafından ağırdan alınarak, oyalanarak veya gerçeklerin üzeri örtülerek yapılan ihlallerin unutturulmaya çalışması gibi davranışlar bu olayda da sergilenecek mi?
'DEVLET GÜÇLERİ İNTİKAM ALIRCASINA YÖNELİYOR'
Bu tür çatışmalarda askerlerin kendi mevzilerinden sağa sola rastgele ateş açtıklarına dikkat çeken Bilici, sivil yurttaşların can güveliklerinin korunması konusunda özen gösterilmediğine işaret etti.Sivil vatandaşların yaşam hakkının kimler tarafından ihlal edildiği konusunda yetkililer tarafından etkin bir soruşturma yapılmadığını da kaydeden Bilici, “Patlamaya neden olan mühimmatın askeri birlikten atıldığı iddialarına rağmen olay yeri incelemesi sağlıklı bir şekilde yapılmamış mühimmat parçaları muhafaza altına alınmamış otopsiler usulüne uygun yapılmamıştır” dedi.
Bilici, gerekli inceleme yapılmadan medyaya yanlış bilgi aktarımı yapılmasına tepki gösterirken şunları söyledi: “Çıkan çatışmalarda ve daha sonrasında Şemdinli halkına yönelik öfke ve şiddetin insan hakları ihlallerine sebep olmuştur. Can ve mal güvenliği ihlal edilmiş, toplumsal barış ciddi anlamda zedelenmiştir. Çıkan çatışmalarda, devletin kendilerinden intikam almaya yöneldiği ve canlarına-mallarına yönelik saldırıların bu anlayış içerisinde yapıldığı, düşüncesi toplumsal bir kanaat halinde açıkça dillendirilmektedir.”
haber: etha

YORUM YAZIN