Ağar'a 5 Yıl Hapis Cezası Verildi. Taylan Tanay: Dava Zaman Aşımından Düşebilir
Mehmet Ağar'ın Susurluk davası kapsamında Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemde, "cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak"tan yargılandığı davada karar çıktı.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 aydan 1 yıla kadar hapsi istenen Mehmet Ağar hakkında 5 yıl hapis cezası verdi. Ağar'ın karara itiraz ederek dosyanın Yargıtay'a taşınması bekleniyor.
Mehmet Ağar davasında defalarca müdahillik başvurusunda bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği avukatlarından Taylan Tanay, Ağar'a 5 yıl hapis cezası verilmesini ETHA'ya değerlendirdi.
CEZASIZLIK POLİTİKASI TERK Mİ EDİLDİ?
Uzun yargılamanın başlı başına bir sorun olduğunu söyleyen Tanay, 5
yıl hapis cezası verilmesinin, daha önceki dönemler düşünüldüğünde
cezasızlık politikasının terkedilmesi olarak değerlendirilebileceğini
ancak bunu söylemek için erken olduğunu ifade etti.Av. Tanay, "Çünkü zaman aşımı süreci işleyecek" dedi, kararı itiraz edilmesi ve Yargıtay'ın bozması durumunda Kemal Türkler davasında olduğu gibi zaman aşımına girebileceğine dikkat çekti.
CEZAEVİNE GİRMEYEBİLİR
GAZİ, HASAN OCAK, AYŞENUR ŞİMŞEK...
Av. Tanay, ceza miktarına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulunu: "Yüzlerce insanın ölümünden, 1000 operasyondan sorumludur. Bunlar gözardı edildi. Katledilmiş, kaybedilmiş yüzlerce insanımız, yüzlerce işkenceden bahsediyoruz. Yargılama sürecinde dosyanın genişletilmesini talep ettik. Hiçbirisi kabul edilmedi. Sonuçta geldiğimiz yer burası. Ceza çok yetersiz. Bu kabul edilemez."Ağar'a yönelik suçlamalar içinde 1000 gizli operasyonun, 1995 Gazi olaylarının, 16-17 Nisan 1992 Çiftehavuzlar katliamının, 12 Temmuz katliamının, Hasan Ocak'ın, Ayşenur Şimşek'in kaybedilmesinin olmadığını söyledi.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Mehmet Ağar, kara günler olarak anılan 1990'lı yıllarda yaşanan faili meçhul cinayetlerin baş mimarı. Susurluk kazası bu kara yıllara ilişkin tartışmaların tartışmadan öteye gitmesine vesile oldu. Kazanın ardından kamuoyunun oluşturduğu baskı ile Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın da içerisinde olduğu derin devleti yöneten bir grup yargılanmaya başladı. Ancak davanın açıldığı süreçte Ağar ve Bucak milletvekili olduğu için dava ertelendi, diğer kolluk ve sivillere çeşitli cezalar verildi.Mahkeme kararında ve Meclise gönderilen fezlekede, Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlığı nedeniyle yargılanmadıkları ama bu çetenin üyesi oldukları, hatta Ağar'ın çetenin yöneticisi olduğunun anlaşıldığı belirtildi. Daha sonraki süreçte Bucak milletvekili seçilmediği için yargılandı ve ceza aldı. Ağar bir dönem daha vekil oldu. Sonraki dönem milletvekili seçilmeyince dosyası Danıştay'da görüldü ve yargılanmasına karar verildi.
Danıştay 1. Dairesi, Mehmet Ağar'ın yargılanmasına karar verdi. 1000 operasyon gerçekleştirdiğini itiraf eden Ağar, "1993-1996 yılları arasında, 'cürüm işlemek için silahlı teşekkül meydana getirmek, gıyabi tutuklu sanık Abdullah Çatlı'nın saklı bulunduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere haber vermemek ve gizlenmesine yardım etmek; yasalara aykırı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz'e silah taşıma izin belgesi vermek suretiyle görevi kötüye kullanmak; yasalara aykırı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz'e hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesini sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanmak" suçlamalarıyla yeniden yargılanmaya başladı.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkeme Mahkemesi'nde görülen davada savcı "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek"ten 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istiyordu.
haber: etha

YORUM YAZIN