Cumhurbaşkanı Adayı Erdoğan Vizyon Belgesini Açıkladı
Cumhurbaşkanı adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili vizyon belgesini açıkladı.
Haliç Kongre Merkezi'nde vizyon belgesini açıklayan Erdoğan, belgenin başlığını, 'Yeni Türkiye Yolunda' ismiyle duyurdu. Yeni Türkiye ile neyi amaçladıklarını açıklayan Erdoğan, "Üç başlık bulunuyor. Yeni Türkiye vizyon ile neyi kast ediyoruz? Demokratikleşme şehirleşme uluslararası ilişkiler yolunda adımlar attık. Her türlü engele rağmen demokratikleşme hedefimizden taviz vermedik. Hukukun üstünlüğü refahın artışı demokrasimize sınıf atlatmıştır. Milletimizi eğitimden sağlığa kadar mahrumiyetler içinde bırakan zihniyete son verdik. Üçüncü dönüşüm şehirlerimizde olmuştur." diye konuştu.
Demokrasiyi daha da geliştireceklerini dile getiren Erdoğan, "Demokrasiyi daha da geliştirmek, siyasi ve toplumsal gelişimi daha ileri seviye taşımak hedeflerimiz arasındadır. Yeni Türkiye'yi inşa süreci cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle birlikte en parlak dönemine ulaşacaktır. Biz milletimize efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Yönetimin anlayışımız uzlaşma kültürüne dayalıdır. Her türlü vesayete karşıdır. Büyük düşünen vizyoner yönetim anlayışıdır. Paralel kalıntıları bertaraf ederek üst seviyelere ulaşacağız. Suni gerilimlerle milletimizi ayrıştırmaya çalışanların önünde dim dik duracağız. Biz geleceğin peşindeyiz. Biz birliğin peşindeyiz. Bizim çağrımız inşa davetidir. Biz kimseyi reddetmiyoruz." şeklinde konuştu.
Yeni anayasanın öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacağını belirten Erdoğan, milletin güven duyacağı bir anayasanın olmazsa olmaz olduğunu ifade etti.
Erdoğan, "Ülkemizde yaşayan her inançtan, her dinden, her düşünceden vatandaşımızın güvencesi demokratik bir toplum ve devlet düzenidir." diyerek, şöyle devam etti:
"Devleti, din-devlet ilişkisi alanına tahakküm eden değil, bu alana güven veren bir araç görülmelidir. Devlet, din ve inanç etrafından örgütlenen vatandaşlarının özgürlüğüne müdahale edemez. Bu özgürlükleri koruyan hukuk aynı zamanda bu özgürlüklerin suistimal edilmesine de engel olur. Nasıl devlet din üzerine tahakküm kuramazsa, dini topluluklar da devlet ve diğer dini gruplar üzerine tahakküm kuramaz. Dini istismar eden örgütlerin, devlet içinde yapılanmasına, paralel devlet yapı kurmalarına, devleti kendi çıkarları için kullanmasına elbette izin verilemez. Demokratik devlet bunun güvencesidir. Devletin görevi dinlerin ve inançların kurduğu ve yaşattığı kurumların yani sivil toplum örgütlerinin serbestiyetini güvence altına almaktır. Dolayısıyla devlet-din ilişkisini belirleyen unsur sivilliktir. Toplum kendi dini yaşamını, kendi yorumunu kendisi gerçekleştirmelidir. Milletimiz bize cumhurbaşkanlığı makamını tevcih ederse siyasi ve hukuki serbestleşme için olduğu kadar hoşgörü, birlikte yaşama ortak mirasımızın demokrasi ekseninde güçlendirmesi için de çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz. Böylece sadece ülkemiz için değil bölgemiz ve dünya için büyük bir örnek ortaya koymuş olacağız."
Erdoğan, "Yargı teşkilatı, hukuka ve adalet idealine uygun yargılamayı sağlayacak bir şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Cumhurbaşkanlığı devlet kurumlarının uyumlu çalışmalarını sağlamak yanında yargının güçlendirilmesinde rol sahibidir. Vatandaşımızın hak ve hukukunun gözetildiği, güven veren adalet sistemini birlikte gerçekleştireceğiz." dedi.
Erdoğan, konuşmasında iktidar oldukları 12 yıl boyunca her türlü çete ile mücadele ettiklerini söyledi. “Dünün mağdurları iken bugünün mağrurları olmadık.” diyen Erdoğan, “Bugün de 77 milyonun mağduriyetini gidermek için mücadele ediyoruz. Biz demokrasi istedik, özgürlük istedik. Bu nedenler 12 yıl boyunca her türlü vesayetin karşısında dimdik durduk. 12 yıl boyunca tüm darbe girişimlerine, komplolara, tuzaklara, milletimiz adına itiraz ettik. Her türlü çete ile mücadele ettik. Her türlü mafya ile mücadele ettik. Devletin etrafına kümelenmiş, milleti tehdit eden çeteleri hamdolsun temizledik. Akşam sabah bu ülkede hükümet kuran, hükümet yıkan mafya şebekeleri, çeteler vardı. Bunlardan arındık. Artık millet sandıkta hükümetini kuracak dedik. Darbe girişimleri yapan çeteleri temizledik. Sokakta insanların ensesine bir kurşun sıkarak karanlıkta kaybolan çetelerle mücadelemiz oldu ve büyük oranda bunları temizledik. Devletin koridorlarına sirayet etmiş, devleti değişime karşı koruyan çeteleri temizledik. Kürt ile Türk’ü birbirine düşürmeye çalışan, Alevi ile Sünni arasında nifak çıkarmaya çalışan, azınlıklara zulmeden çeteleri temizledik. Türkiye’nin değişim gücünü yakaladığı zamanlarda gençleri sokağa döken, sokakları şiddete ülkeyi istikrarsızlığa mahkum etmek isteyen çeteleri temizledik.” şeklinde konuştu.
"EY IŞİD"Erdoğan, Musul'da IŞİD tarafından rehin alınan vatandaşlara da değinerek, "Buyurun Irak’ta maalesef IŞİD diye bir örgüt, 49 tane vatandaşımızı kaçırdılar. Şu anda hala onlara rehin olarak duruyor. Diyorum ki; bakın bunun size sağlayacağı bir fayda yok ey IŞİD. Bizim bu 49 vatandaşımızı bırakmanız gerekir. Eğer Müslümansanız, ne Müslüman'a ne herhangi bir savunmasız insana bu şekilde zulmetmeniz doğru değildir. Bu vatandaşlarımızı bırakın. Bunu tekraren söylüyorum. Bizim dış politikamız barış üzerinedir. Yeni şartlarla birlikte dünyada küresel meselelere katkıda bulunmayı bu barış üzerine inşa etmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.
(Cihan)

YORUM YAZIN